Süresiz nafaka uygulamasının ölçülülük ve hukuki denge ilkelerini zedelediğini belirten Avukat Muhammed Ali Özdemir, nafakanın amacını aşarak taraflar arasında ömür boyu süren bir borç ilişkisine dönüştüğünü söyledi.
Avukat Muhammed Ali Özdemir, süresiz nafaka uygulamasının uzun süredir kamuoyunda tartışılan önemli bir sorun haline geldiğini belirterek, mevcut düzenlemenin ciddi mağduriyetler doğurduğunu ifade etti. Özdemir, “Süresiz nafaka, kanun metnindeki adıyla yoksulluk nafakası, uzun süredir gündemde olan önemli bir meseledir. Nafakayı esas itibarıyla; boşanma sonucunda yoksulluğa düşecek olan ve herhangi bir geliri bulunmayan tarafa, diğer tarafın verdiği parasal bir destek olarak tanımlayabiliriz. Nafakanın amacı, evlilik süresince devam eden ekonomik dengenin boşanma ile aniden bozulmasını engellemek olsa da günümüzdeki düzenlemelerin ölçülülük ve adalet ilkelerinden uzaklaşması birçok problemi beraberinde getirmektedir” dedi.
“BİR GÜN EVLİ KAL, ÖMÜR BOYU NAFAKA ÖDE”
Özdemir, özellikle 2000’li yıllardan sonra boşanma oranlarının artmasıyla süresiz nafakanın toplumsal bir sorun haline geldiğini ifade ederek, “2000’li yıllardan sonra boşanma oranlarının artması ve kısa süreli evliliklerin çoğalmasıyla, erkeklerin uzun yıllar nafaka ödediği dosyalar daha görünür hale geldi. Bu durum toplumda ‘Bir gün evli kal, ömür boyu nafaka öde’ algısının yerleşmesine yol açtı” diye konuştu.
“SÜRESİZ NAFAKA İSTİSNA OLMALI”
Nafakanın tamamen kaldırılmasını savunmadığını özellikle vurgulayan Özdemir, sürenin objektif kriterlere göre belirlenmesi gerektiğini ifade etti. Özdemir, “Nafaka belirlenirken; tarafların evlilik süreleri, yaşları, sağlık durumları, ekonomik potansiyelleri ve çocuk durumları gibi kriterler dikkate alınarak belirli bir süre tayin edilmelidir. Elbette ağır engellilik veya ileri yaş gibi istisnai durumlarda süresiz nafakaya hükmedilebilir; ancak bu bir kural değil, istisna olmalıdır” dedi.