‘BEN İŞÇİLERİME PATRONLUK YAPMIYORUM, KENDİMİ DE İŞÇİ STATÜSÜNDE GÖRÜYORUM’

Değerli Batman Medya gazetesi okuyucuları bu seferki röportajımızda özellikle basın camiası tarafından çok sevilen, Palmiye Cafe ve Oyun Salonu işletmecisi Salim Tirki ile yaptığımız söyleşiyi sizlerle paylaşmak istiyorum.

‘BEN İŞÇİLERİME PATRONLUK YAPMIYORUM, KENDİMİ DE İŞÇİ STATÜSÜNDE GÖRÜYORUM’
Advert
Yayınlama: 10.02.2022 13:11:08
Düzenleme: 23.10.2022 00:23:04
34
A+
A-

 İş hayatının öncesini, pandemi dönemi ve sonrasında yaşadığı süreci, mesleğinin esas  öznesi olan çay’ı, ekonomik şartları, gider gelir durumunu ve daha birçok konuyu sohbet ortamında, tavşan kanı çaylarımızı yudumlayarak röportajımıza yansıttık.
Batman Ziya Gökalp Mahallesi,  Dörtyol mevkii, 80.Yıl Caddesinde müşterilerini güler yüzü ve samimi tavırlarıyla karşılayarak çay- kahvelerini servis eden Tirki’nin esas mesleğini de sizlerle paylaşacağız.
Dilerseniz sözü fazla uzatmadan sizi  deneyimli cafe işletmecisi Tirki ile yaptığımız bu çay tadındaki röportajımızla baş başa bırakalım.
-Sizi tanıyabilir miyiz?
Tirki: Aslen Batman’ın Kozluk ilçesindenim. Evli ve 10 yaşında bir kız babasıyım. Ortaokul mezunuyum. İlkokulu Batman merkeze bağlı Kösetarla köyünde, Ortaokulu da Batman’da okudum. İlkokuldan 1987’de, ortaokuldan da 1991 yılında mezun oldum.
-Kaç senedir bu cafeyi işletiyorsunuz? Başka bir mesleğiniz oldu mu?
TİRKİ: Palmiye Cafe’nin 12 yıllık işletmecisiyim. Daha önce İstanbul’da Elektrik bakım- onarım (BEDAŞ) işinde yaklaşık 8 sene özel sektör çalışanı olarak hizmetim oldu. Ardından 1997’de askere gittim. Askerden dönüşte İstanbul’daki işime geri döndüm ve 2008’e kadar devam ettikten sonra memleketime dönmeye karar verdim. Yaklaşık iki sene boş kaldıktan sonra da Palmiye Cafe’yi açarak bu sektörde iş hayatıma devam ettim.
– İstanbul’daki işini cafe işiyle kıyasladığımızda, seni Batman’a çeken şey neydi?
TİRKİ: Artık memleketimde bir şeyler yapmak istedim. Evlendikten sonra bu kararımı daha hızlı verdim. En azından burada kendi işimin başındayım ve sabah cafeye geliyorum, akşam da çoluk çocuğumun yanında oluyorum. Bu da bana huzur ve mutluluk veriyor.
-Pandemi koşulları, sizi ve sektörünüzü nasıl etkiledi?
TİRKİ: Pandemi sürecinde gerçekten çok sıkıntılar çektik. Kapalı kaldığımız dönemde işlerimiz tam anlamıyla durmuştu.  Normalleşme süreciyle beraber sektörümüzde canlanmaya başladı. Son süreçte de çok şükür eskisi gibi olmasa da işimizde belirgin bir rahatlama oldu.
– Çay artık 2 TL oldu; yapılan zammı nasıl değerlendiriyorsunuz?
TİRKİ: Gerçeği söylemek gerekirse çaya getirilen 5 yüz kuruşluk zam bizi memnun etti. Keşke maliyetler fazla yüksek olmasaydı da, vatandaşlar çay- kahvesini daha düşük fiyatla içebilselerdi. Ama takdir ederseniz, sektörümüzün temel ürünleri olan çay, şeker ve hatta yaz-boz kağıdı bile aşırı zamlandı. Ayrıca kira, su, elektrik, işçi parası ve daha birçok gider de var . Bütün bunları düşündüğünüzde, çaya gelen zammın da biz kahvehane ve cafe işletmecileri için sevindirici olduğunu düşünüyoruz.
-Maliyetler arttı derken, bu artış şekere, çaya ne oranda yansıdı?
TİRKİ: Çay ve şekeri zamlı alıyoruz. Biz daha öncesinde 18 kiloluk şeker kolisini 100 TL’ye alırken, şimdi ise 200 TL’ye çıkmış durumda. Yani şeker yüzde 100 zamlanmış. Çayın kilosunu daha önce 25 TL’ye alıyorduk ama şimdiki fiyatı iki kat artarak 50 liraya yükseldi. Bunun yanında giderleri de eklediğinizde, tablonun eskiye nazaran ne yönde şekillendiğini açık bir şekilde görebiliyorsunuz. Allah yardımcımız olsun, gerçekten hayat pahalılığı var.  İnşallah ülke ekonomisi hızla iyiye gider ve bu sıkıntıyı aşarız. Bu elektrik faturalarının da yüksek olması herkesi çok olumsuz etkiliyor. Faturalara yansıyan zamların en kısa sürede aşağıya çekilmesini sizlerin aracılığıyla yetkililere iletiyorum.
-İşinizi seviyor musunuz?
TİRKİ: Evet, gerçekten çok seviyorum. Çünkü insanları seviyorum. Her şey bir kenara, insanın kendi işini yapması güzel. Ben işçilerime patronluk yapmıyorum. Kendimi de bir işçi statüsünde görüyorum.
Herkesi, tüm dostları çay- kahve içmeye beklerim. Müşterilerime hizmet etmeyi ve onlarla diyalog kurmayı seviyorum. 
– Sizden önce işletilen salonun da ismi de palmiye idi, neden aynı isim?
TİRKİ: Haklısınız bir önceki ismi de Palmiye Cafe idi. Bu isim markalaştığı için ben devraldıktan sonra da aynı isimle hizmet vermeye devam ediyorum. Neticede İnsanlar artık bu ismi iyice özümsemiş ve bir adres bir marka olarak biliyorlar. O açıdan biz de marka olan isme müdahale etmeden, aynen muhafaza ettik.
-Batman’da kaçak çay tüketimi Türk çayına göre daha az sanırım, katılıyor musunuz?
TİRKİ: Evet haklısınız. Burada kaçak çaya oranla Türk çayı daha fazla seviliyor ve tüketiliyor. Ama Batman dışındaki tüm doğu illerinde ise kaçak çay yüksek oranda tüketiliyor.

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.