Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
Avukat Seyfettin Taş, uzun yargılama süreçleri, yıllarca süren tutukluluklar ve geciken gerekçeli kararların adaleti fiilen askıya aldığını belirterek, bu durumun masumiyet karinesini zedelediğini ve yargıya olan güveni ciddi şekilde sarstığını vurguladı.
Ülkede yargılamaların makul sürede sonuçlanmamasının adaletin işleyişini doğrudan etkilediğini belirten Avukat Taş, “Ülkemizde uzun yargılama süreleri ciddi mağduriyetlere yol açmaktadır. Yargılamaların makul sürede sonuçlanmaması, adaletin işleyişini doğrudan etkilemekte ve bireyler üzerinde ağır sonuçlar doğurmaktadır. Bu durum hem hukuki hem de vicdani açıdan ülkenin en büyük sorunlarından biri olarak karşımıza çıkmaktadır” dedi.
“GECİKEN GEREKÇELİ KARARLAR ADALETİ ASKIYA ALIYOR”
Gerekçeli kararların gecikmesinin hukuki belirsizlik oluşturduğunu ifade eden Taş, bu durumun hukuk güvenliğini zedelediğini belirtti. Taş, “Bir diğer önemli sorun ise geciken gerekçeli kararlardır. Hüküm verilmiş olmasına rağmen gerekçenin aylarca yazılmaması ya da gerekçe yazılmış olsa dahi istinaf ve temyiz süreçlerindeki belirsizlik, adaleti fiilen askıya almaktadır. Karar vardır ancak adalet yoktur. Geç gelen adalet, adalet değildir. Yargılamanın uzaması birey üzerinde caydırıcı ve yıldırıcı bir etki yaratıyorsa, bu durum açık bir hak ihlalidir” ifadelerini kullandı.
“TOPLUMDA NORMALLEŞME OLUŞUYOR”
Delillerin toplanamamasına rağmen yargılamaların uzamasının ciddi mağduriyetler doğurduğunu belirten Taş, “Günümüzdeki en büyük sorunlardan biri de yargılamaların uzamasına rağmen delillerin toplanamaması ve kişilerin bu süreçte mağdur edilmesidir. Toplumun bu duruma alışır hâle gelmesi ise tehlikeli bir normalleşmeye işaret etmektedir” dedi.