Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
Mezopotamya, insanlık tarihinin en eski ve en zengin kültür coğrafyalarından biridir.
Bu topraklar, yüzyıllardır farklı inançların, dillerin ve yaşam biçimlerinin bir arada var olduğu büyük bir ortak hafızayı barındırır.
Ezidiler, bu kadim mirasın en önemli parçalarından biri olarak tarih boyunca Midyat, Viranşehir ve Batman hattında, özellikle Beşiri köylerinde yaşamışlardır. Zamanla siyasi ve toplumsal nedenlerle dünyanın farklı ülkelerine göç etmek zorunda kalsalar da inançlarını, geleneklerini ve kültürel belleklerini büyük ölçüde korumayı başarmışlardır.
Doğayla uyumu ve yaşamın kutsallığını merkeze alan Ezidi inancında Kırmızı Çarşamba (Çarşema Sor), doğanın uyanışını ve yenilenmesini simgeler.
Bu özel gün, aynı zamanda Mezopotamya’da Müslümanlar, Hıristiyanlar ve diğer topluluklar arasında yüzyıllar boyunca gelişen birlikte yaşama kültürünü ve komşuluk hukukunu da hatırlatır.
Bugün bu tarihsel birikim, farklılıkların bir tehdit değil, toplumsal bir zenginlik olduğunu vurgulamak açısından ayrı bir önem taşımaktadır.
Günümüzde Almanya’daki Ezidi diasporası, anavatanından uzak olmasına rağmen dini pratiklerini ve toplumsal bağlarını güçlü bir şekilde sürdürmektedir.
Dernekler ve aile bağları aracılığıyla ortak hafızayı genç kuşaklara aktaran diaspora, inancın dünyadaki en önemli manevi merkezi olan Irak’taki Laleş ile kurduğu bağı da canlı tutmaktadır.
Basına yansıyan bilgilere göre, hükümet kanadından bir parlamenter heyetin Almanya’daki Ezidi diasporasıyla gerçekleştirdiği temaslar ve bu görüşmelerin ardından TBMM Başkanlığı düzeyinde atılan adımlar, geçmiş ile bugün arasında yeni bir diyalog zemininin oluşabileceğine dair umutları artırmaktadır.
Türkiye’deki Ezidi yerleşimlerinde ise kutsal mekânlar, Laleş gibi büyük yapılar yerine çoğunlukla köylerde bulunan mütevazı türbeler ve doğal ziyaret alanları şeklindedir.
Mardin’in Midyat ilçesine bağlı Bacın, mimari açıdan en bilinen merkezlerden biri olarak öne çıkarken; Şırnak’ın İdil ilçesine bağlı Kiwex, yaklaşık 1200 yıllık geçmişi ve güneş ile tavus kuşu figürlü mezar taşlarıyla kadim bir inanç merkezi niteliğindedir.
Batman’ın Beşiri ilçesi ve çevresinde ise Ezidilere ait eski yerleşim izleri ve kutsal alanlara dair anlatılar bulunmaktadır.
Şifa ve dilek için ziyaret edilen Beşikli Türbe ile yüksek rakımlı Darıke Ziyareti, inancın yapıdan öte doğayla bütünleştiğini gösteren önemli duraklardır.
Geçmiş ile bugün arasında kurulan bu diyalog köprülerinin ve kadim komşuluk hukukunun ışığında; dünyanın dört bir yanındaki tüm Ezidi dostlarımızın Kırmızı Çarşamba bayramını kutluyor, bu özel günün esenlik dolu yarınlara vesile olmasını diliyorum.
Çarşema Sere Nîsanê, Çarşema Sor pîroz be.