Halk için siyaset

Merhum Başbakan Bülent Ecevit’e atfedilen, siyasetin halk için yapıldığı sürece değerli ve anlamlı olduğu anlayışı, siyasetin gerçek amacını en iyi özetleyen yaklaşımlardan biridir. Çünkü siyaset, kişisel çıkarlar için değil, toplumun ortak ihtiyaçlarına çözüm üretmek için yapılmalıdır.

Halk için siyaset
Yayınlama: 05.08.2026 14:42:55
33
A+
A-

Ne var ki günümüzde birçok siyasetçinin, ideolojik ilkelerden çok kişisel ya da konjonktürel nedenlerle seçildikleri partilerden ayrılıp başka siyasi partilere geçtiği görülüyor. Bu durum da doğal olarak seçmenin zihninde çeşitli soru işaretleri oluşturuyor.

Bölgemizde ise siyasetin işleyişine baktığımızda da dikkat çeken örneklerle karşılaşıyoruz. Bazı ailelerin birçok ferdi aynı siyasi partide görev alabilmek için yoğun çaba gösterirken, bazı ailelerin fertleri ise farklı siyasi partilerde görev üstlenmek adına siyaset yapıyor.

Benzer bir tablo, bölgemizin önemli sosyal yapılarından biri olan aşiretlerde de karşımıza çıkıyor. Aynı aşirete mensup kişilerin farklı siyasi partilerde görev almak amacıyla siyaset yaptığı sıkça dile getiriliyor.

Elbette herkesin istediği siyasi partide siyaset yapması ve görev üstlenmek istemesi demokratik bir haktır. Ancak üzerinde durulması gereken asıl mesele, siyasetin zaman zaman hizmet anlayışından uzaklaşıp aile, akrabalık ya da aşiret eksenli bir güç mücadelesine dönüşmesidir.

Son yıllarda, geçmişi çok eskiye dayanan aşiret isimleriyle kurulan derneklerin sayısında da dikkat çekici bir artış yaşanıyor. Kültürel mirası yaşatmak, dayanışmayı güçlendirmek ve sosyal faaliyetlerde bulunmak amacıyla kurulan bu dernek ve vakıflar, toplum açısından önemli yapılardır. Ancak kamuoyunda, bazı derneklerin yöneticileri sosyal ve kültürel faaliyetlerden çok siyasette etkili olmayı amaçladığı yönünde değerlendirmeler de yapılıyor.

Özellikle aşiret adı taşıyan bazı derneklerin yöneticilerinin, sahip oldukları sosyal tabanı siyasi görev elde etmek için kullandıkları yönündeki eleştiriler zaman zaman gündeme geliyor. Böyle bir algının oluşması bile, sivil toplum kuruluşlarının tarafsızlığı ve güvenilirliği açısından üzerinde düşünülmesi gereken bir durumdur.

Siyaset; aile boyu sürdürülen bir uğraş, aşiretler arasında yaşanan bir rekabet ya da dernek ve vakıflar üzerinden makam elde etme aracı olmamalıdır. Siyasetin temel amacı, toplumun ortak sorunlarına çözüm üretmek, adaleti güçlendirmek ve kamu yararını gözetmektir.

Demokratik toplumlarda önemli olan, bir aileden ya da aşiretten kaç kişinin siyasette yer aldığı değil; o kişilerin millete ne kadar hizmet edeceği, topluma ne kadar katkı sunacağı ve üstlenecekleri görevin sorumluluğunu nasıl yerine getirecekleridir.

Sonuç olarak siyaset; soyadına, aile bağlarına, aşiret kimliğine ya da sivil toplumdaki etkisine değil; liyakate, ehliyete, dürüstlüğe ve millete hizmet anlayışına dayanmalıdır. Toplumun beklentisi de budur. Çünkü güçlü demokrasi; güçlü ailelerden ya da güçlü aşiretlerden değil, güçlü kurumlardan, sağlam ilkelerden ve nitelikli temsil anlayışından güç alır.

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.

o sohbet org