Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
Ticaret Borsaları, yalnızca ürün alım satım işlemlerinin tescil edildiği kurumlar değildir.
Üretimin, ticaretin ve bölgesel kalkınmanın önemli aktörlerinden olan bu kuruluşlar, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği çatısı altında faaliyet gösteren kamu kurumu niteliğinde meslek kuruluşlarıdır.
Bir Ticaret Borsasının gerçek değeri, seçim dönemlerinde verilen vaatlerle değil; üreticiye, tüccara ve bölge ekonomisine sağladığı somut katkılarla ölçülür.
Ne var ki borsalar çoğu zaman yalnızca ürün alım satım işlemlerinin tescil edildiği, üyelerin de aidat ödediği yapılar olarak görülüyor. Oysa borsaların görevi bundan ibaret değil.
Bu kurumlar; tarım ve hayvancılık ürünlerinin güvenilir piyasalarda işlem görmesini sağlayan, fiyat oluşumuna katkı sunan, kalite standartlarının gelişmesine yardımcı olan ve üretimden pazarlamaya kadar geçen süreçte üyelerine yol gösteren kuruluşlardır. Bu nedenle borsaların çalışmaları sadece üyelerini değil, bulundukları ilin ekonomik geleceğini de etkiler.
Burada borsa yönetimlerine önemli bir görev düşüyor. Yönetim anlayışının kişisel ilişkilerden, siyasi yakınlıklardan ve dar çıkar hesaplarından uzak olması gerekir. Çünkü ticaret borsaları belirli grupların değil, bütün üyelerin ortak kurumudur.
Bugün sadece tescil yapan bir borsa anlayışı yeterli değildir. Borsaların lisanslı depoculuğun gelişmesine öncülük etmesi, ürün analiz laboratuvarlarını güçlendirmesi, üretici ve tüccarın bilgiye ulaşmasını kolaylaştırması ve ihracata yönelik yeni pazarların bulunması konusunda daha fazla çalışma yapması gerekiyor.
Bu konular arasında lisanslı depoculuğun ayrı bir yeri var. Fıstık gibi tarımsal ürünlerin hasat sonrası güvenli koşullarda depolanması, kalite, nem, aflatoksin ve sınıflandırma gibi özelliklerinin ölçülerek kayıt altına alınması hem üretici hem de alıcı açısından önem taşıyor. Böylece ürünün gerçek değeri daha doğru belirlenebiliyor ve ticarette güven artıyor.
Üreticinin en önemli sorunlarından biri de hasat döneminde ürününü düşük fiyata satmak zorunda kalmasıdır. Ürün güvenli depolarda muhafaza edildiğinde üretici, piyasayı takip ederek daha uygun zamanda satış yapabilir. Böylece hem ürünün değer kaybetmesi önlenir hem de üreticinin emeğinin karşılığını alması kolaylaşır.
Tarımda dijitalleşmenin hızlandığı, iklim değişikliğinin üretimi etkilediği ve küresel rekabetin arttığı bir dönemde borsaların da klasik görev anlayışının dışına çıkması gerekiyor. Üyelerine yol gösteren, proje üreten ve değişime ayak uyduran borsalar, hem üyelerine hem de bulundukları bölgeye daha fazla katkı sağlayabilir.
Şeffaflık, hesap verebilirlik ve katılımcılık da borsa yönetimlerinin temel ilkeleri olmalıdır. Üyeler yapılan çalışmaları bilmeli, alınan kararlar mümkün olduğunca açık olmalı ve yönetim ile üyeler arasındaki güven korunmalıdır.
Bölgesel potansiyele baktığımızda, tarımsal üretim gücü yüksek olan birçok ilde olduğu gibi burada da ürünlerin sadece ham madde olarak satılması yerine işlenerek daha yüksek katma değer oluşturması önemlidir. Tarımsal ürünlerin işlenmesi, markalaşması ve daha geniş pazarlara ulaştırılması konusunda ticaret borsalarının daha aktif olması gerekiyor.
Seçimler de tam bu nedenle önem taşıyor.
Sandıktan çıkacak sonuç yalnızca yeni bir yönetimi belirlemeyecek. Aynı zamanda borsanın önümüzdeki yıllarda nasıl yönetileceğini, hangi projelere öncelik verileceğini ve üyelerine nasıl hizmet sunulacağını da belirleyecek.
Bu nedenle seçimlerde kişisel yakınlıkların değil, liyakatin, üretkenliğin ve ortaya konulan projelerin öne çıkması gerekir. Üyelerin de oy kullanırken adayların kim olduğundan çok, ne yapmak istediklerine ve borsaya ne katabileceklerine bakması önemlidir.
Güçlü bir ticaret borsası, güçlü bir tarım ekonomisine katkı sağlar. Güçlü bir tarım ekonomisi ise daha fazla üretim, yatırım ve ihracat için önemli bir zemin oluşturur.
Bu nedenle ticaret borsası seçimlerini yalnızca yeni bir yönetimin belirlendiği bir süreç olarak görmemek gerekir. Bu seçimler aynı zamanda üretimin, ticaretin ve bölgesel kalkınmanın yönü açısından da önemlidir.
Sandıkta yapılacak tercih, sadece bugünün yönetimini değil, borsanın önümüzdeki yıllarda nasıl bir kurum olacağını da belirleyecektir.