Gençlerin İşsizlik Sorunu: İş Beğenmemek mi?

Farklı tarihlerde şehri ziyaret eden bakanları karşılamak için toplanan kalabalıklarda, ekonomik sıkıntı ve geçim derdi yaşayan vatandaşlar, sorunlarını iletmek için bakanların gelişini dört gözle bekliyor.

Yayınlama: 21.09.2026 13:55:42
16
A+
A-

Bakanların çevresinde toplanan bu kalabalıkta, küçücük bir boşluk bulabilenler, korumaların bakışları altında seslerini duyurmaya çalışıyor. Kimi hastasını, kimi geçim sıkıntısını anlatıyor; kimi ise işsiz evladına veya ailesinden birine iş bulunması için ricada bulunuyor.

Ancak vatandaşın bu içten taleplerine verilen yanıt çoğu zaman değişmiyor:

İŞKUR verilerine göre iş var.

Ardından da bildik söylem geliyor: Sorun işsizlik değil, insanların iş beğenmemesi.

Peki gerçekten mesele bu kadar basit mi?

Toplumun geniş bir kesimine, hatta sivil toplum kuruluşlarından siyasi parti temsilcilerine, yerel basından ulusal basına kadar yayılan iş beğenmeme söylemi, kolay bir kaçış yoluna dönüşmüş durumda.

Oysa geçim sıkıntısı yaşayan, ailesinin geleceği konusunda kaygı duyan bir insanın, karşısına çıkan her işi ve her çalışma koşulunu kabul etmek zorunda olduğunu söylemek kolaycılıktır.

Kimse bir insanı, sağlığını ve yaşamını riske atabilecek ağır ve zorlayıcı çalışma koşullarında çalışmaya mecbur bırakamaz.

İnsan yalnızca bir üretim bandında çalışacak robot değildir.

İnsanın sağlığı, ailesi, geleceği ve onuru vardır.

Çünkü mesele yalnızca iş var mı, yok mu sorusundan ibaret değildir.

Asıl mesele; işin nasıl olduğu, ne kadar ücret verildiği, çalışma şartlarının ne olduğu, iş güvenliğinin sağlanıp sağlanmadığı ve o ücretle bir insanın ailesini geçindirip geçindiremeyeceğidir.

İşsizlik oranının yüksek olduğu Batman’da, yeterli sayıda ve çeşitlilikte iş sahasının bulunmaması nedeniyle gençlerin önüne çoğu zaman ağır, yıpratıcı ve düşük ücretli iş seçenekleri çıkıyor.

Bunun en somut örneklerinden biri de Toplum Yararına Program (TYP) başvurularında görülüyor. Batman’da 803 kişilik TYP kontenjanı için toplam 13 bin 415 kişinin başvurduğu ifade ediliyor.

Oysa asıl sorulması gereken sorular başka:

Batman’a neden daha fazla yatırım gelmiyor?

Neden teknoloji sektöründe büyük yatırımlar yok?

Neden elektronik eşya fabrikaları kurulmasın?

Neden otomotiv sektörüne yönelik yatırımlar yapılmasın?

Neden yüksek katma değerli sanayi alanlarında yeni istihdam sahaları oluşturulmasın?

Gençlerin önüne nitelikli ve sürdürülebilir iş imkânları koymak yerine faturayı vatandaşa kesmek, sorunu çözmek değil; asıl sorunu görmezden gelmektir.

Batman’da işsizliği görmezden gelmek, işsizliği ortadan kaldırmaz.

TALEPLER DE GEÇİŞTİRİLİYOR

Kentin ulaşım ve kalkınma taleplerinde de benzer bir yaklaşım görüyoruz. Batman halkı hızlı tren ağına dâhil edilmeyi talep ediyor. Buna karşılık, talebin nasıl gerçekleştirilebileceği üzerine konuşmak yerine, başka ülkelerde yaşanan tren kazaları örnek gösterilerek hızlı trenin tehlikelerinden söz ediliyor.

Vatandaş yatırım istiyor.

İstihdam istiyor.

Gelişmiş bir ulaşım ağı istiyor.

Gençlerine güvenli ve umut vadeden bir gelecek istiyor.

Bunların her biri, bir şehrin doğal ve meşru talepleridir.

FOTOĞRAF MI, ÇÖZÜM MÜ?

Sayın devlet erkanının ilimizi ziyaretleri; kimi zaman bir dengbêj dinletisi, kimi zaman birkaç sosyal medya fotoğrafı, kimi zaman da protokol yetkilileriyle verilen görüntüler üzerinden anlatılıyor. Günün sonunda ise bakan ziyaretlerinden geriye çoğu zaman protokol görüntüleri veya kültürel etkinlikler kalıyor. Elbette kültürel değerlerin yaşatılması, dengbêjlerin dinlenmesi, kültürümüzün tanıtılması ve devlet erkânının vatandaşlarla bir araya gelmesi kıymetlidir.

Bir şehre gelmek başka, o şehrin sorunlarını görmek başkadır.

Fotoğraf vermek başka, çözüm üretmek başkadır.

İş var demek başka, Batman’a nitelikli ve sürdürülebilir istihdam sağlayacak yatırımlar kazandırmak bambaşka bir şeydir.

Artık istatistiklerin arkasına sığınmak yerine Batman’ın gerçeğiyle yüzleşmek gerekiyor.

Çünkü mesele insanların iş beğenip beğenmemesi değildir.

Mesele, insanların geçimini sağlayabileceği, güvenceli ve nitelikli işlerin var olup olmadığıdır.

Hükümetin temsil makamında bulunanların sorumluluğu, vatandaşa “ne bulursan çalış” demek değil; insanların emeğine, sağlığına, onuruna ve geleceğine yakışır iş imkânlarının oluşması için gerekli şartları sağlamaktır.

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.

o sohbet org