Günümüz insanı, çoğu zaman kendi ihtiyaçlarını fark edemeyecek kadar başkalarının beklentilerine odaklanıyor. Oysa kendini seçebilmek, duygusal olgunluğun ve psikolojik sağlığın en güçlü göstergelerinden biridir.
Kendini Unutmanın Öğretilmiş Hali
Danışanlarımla yaptığım görüşmelerde sıkça karşılaştığım bir durum var: İnsanlar, özellikle de kadınlar, kendilerini unutmayı çok erken yaşlarda öğreniyor.
Aileyi kırmamak, düzeni bozmamak, sessiz kalmak…
Bunlar çocuklukta “iyi olmak” adına öğretilen davranışlar.
Fakat yetişkinlikte, aynı davranışlar kişinin kendi benliğinden uzaklaşmasına neden oluyor.
Kendini seçememek; güçsüzlük değil, öğrenilmiş bir hayatta kalma biçimi aslında.
Kendini Seçmek Neden Bu Kadar Zor?
Çünkü kişi, yıllarca başkalarının duygularını önceliklendirdiğinde, kendi ihtiyaçlarını tanımakta zorlanıyor.
İç ses bastırılmış, sınırlar silikleşmiş, “Ben ne istiyorum?” sorusu belirsizleşmiştir.
Bu nedenle kendini seçmek, ilk bakışta bir başkaldırı gibi görünse de aslında kişinin kendine karşı dürüstlüğünü temsil eder. Bu dürüstlük bencillik değildir; ruhsal iyilik hâlinin vazgeçilmez bir parçasıdır.
Yalnızlık Değil, Arınma
Kendini seçen insanların en çok korktuğu şey yalnız kalmaktır.
Oysa psikolojide biliyoruz ki: Kendini seçen kişi yalnız kalmaz; yalnızca yanlış kalabalıklardan arınır.
Bu arınma süreci bazen ilişki bitirir, bazen yılların rolünü değiştirir, bazen de sessiz bir iç devrim başlatır. Ama sonunda kişi, kendi hayatının merkezine nazikçe geri döner.
Terapi Odasında Başlayan Dönüşüm
Terapide en etkileyici anlar, kişinin kendi tarafında durmaya karar verdiği o küçük ama güçlü adımlarla başlar.
Kendini seçen kişi:
Bu içsel dönüşüm, kişinin yaşam kalitesini doğrudan etkiler. Çünkü kendini seçebilen birey, hem duygusal hem de davranışsal olarak daha dengeli bir hayata adım atar.
Son Söz
Kendini seçmek; başkalarına sırt dönmek değil, kendi varlığına sahip çıkmaktır. Bu yolculuk bazen zorlayıcı olur ama kişinin yaşamında en derin iyileşmeler bu noktada başlar.
Bugün kendinize tek bir soru sorun: “Ben gerçekten kendi ihtiyaçlarımın yanında duruyor muyum?”
Eğer yanıtınız net değilse, bu bir eksiklik değil; yeni bir başlangıcın işaretidir.