KAYIP TÜRKLER (Güney Azerbaycan Türkleri)

Yayınlama: 15.12.2022 15:25:07
Düzenleme: 15.12.2022 15:33:33
1.882
A+
A-

Azerbaycan Türkleri demek coğrafik  tanım için kullanılıyor ise de “TÜRK” demek lazım. Azerbaycan, Türkiye, aynı millet iki devlet.  Tarihsel anlamda konuya değinmeye gerek görmüyorum. Hepinizin malumu. Lakin Türkiye’deki Güney Azerbaycanlı soydaşların olduğunu da belirtmek isterim.

Osmanlı İmparatorluğu zamanında 72 tebaa olduğundan ayrım olmasın diye Türklük baskın bir şekilde ortaya çıkarılmamıştır. Yıllar önce Ana Britanica Ansiklopedisinde “Mardin Merkeze bağlı 11 köyün aslı Farisi” olduğu denilmektedir. Farisi’den kasıt geldikleri coğrafik yerin adıdır. Güney Azerbaycan’ın o tarihte ne anlama geldiği yerel halk tarafından bilinmemektedir. 1596-1917 yılları arasında Güney Azerbaycan’da Osmanlı-Rus savaşları , Osmanlı-İran savaşları isyanlar vb. nedenler ile göçler yaşanmıştır. Göç edenlerin bir kısmı ise Mardin ve ilçelerine yerleşmişlerdir.

Şark Islahat Planının 24 Eylül 1925 tarihli 2086 numaralı kararnamesi ile Küresunnilerin Van’a yerleştirilmesi uygun görülmüştür. Ayrıca 8 Eylül 1925 tarihli ve 2536 kararnameye göre de Van ile Midyat arasında kalan sınırın batı kısmına Ermenilerden kalma arazilere Türk Muhacirler yerleştirilecek, muhacirlerin bilhassa Diyarbakır-Ergani-Elazığ arasındaki yerleşkelere, bir kısmının da Muş Ovası ve Van Gölü havzasına yerleştirilmesi öngörülmüştür (İlyas 2014, ss. 334-335).

Hem Türkiye’de yaşayan hem de İran’da yaşayan Küresunniler dil bakımından da ele alınacak olunursa; Topluluğun çoğu Türkçe konuşmaktadır denilebilir. Genellikle konuşmalarındaki ağız farklılığı fark edilebilir. Ancak yöredeki farklı ağızların ve dillerin birbirine benzemesi sebebi ile Küresunnilerin konuştuğu dil de başka dillerle etkileşim halinde olmuştur. Örneğin kelimelerin son hecelerinin uzatılması Azeri Türkçesi’nin bir özelliğidir. Bu özelliği Küresunnilerin konuştuğu Türkçe’de de bulabilirsiniz. Bununla beraber konuşurken bazı harflerin gırtlak vurgusu ile söylenmesi ise Güneydoğu Anadolu bölgesinin özelliklerinden biridir. Bu özellik topluluğun konuştuğu Türkçede fark edilmektedir Küresunnilerin konuştuğu diller arasında Kürtçeden de bahsetmek yerinde olacaktır. Topluluğun resmi olarak olmasa da, yörede yaşayan insanlar tarafından “İran Kürdistan’ı” denilen bölgeden Türkiye’ye göç etmelerinin, bu dilin konuşulmasında etkili olduğu söylenebilir. Az da olsa bazı cümlelerin veya anlatımların içine Azerice, Farsça ve Kürtçe karışmıştır. Ancak bu anadillerinin Türkçe olduğunu ve Türkçe konuştukları gerçeğini değiştirmemektedir. Bu konuşma biçimi Türkçe ile neredeyse tamamen benzeşmektedir. Küresunni ağzı içinde farklı dillerden kelimeler de barındırmaktadır. (Bulak 2015, s. 14).

Din konusunda muhafazakar bir yapıya sahip olan topluluk, çoğunlukla İslam’ın Sünni mezhebinin Şafii koluna mensuptur. Ancak bu konu Türkiye’de yaşayan Küresunniler için geçerlidir. Öte yandan İran’da yaşayan, Hoy, Salamas, Urumiye gibi şehirlerde yaşayan topluluk üyelerinin Hanefi mezhebine mensup oldukları söylenmektedir. Ancak köylerde ve kırsal kesimde yaşayan Küresunnilerin genellikle yine Şafii mezhebine bağlı oldukları görülmektedir.

Ahmet PAK Mersin’de otelde iken Rahmetli Hasan Celal GÜZEL ile tanışmış, Rahmetli Ahmet amcaya  bakar bakmaz senin kökenin Orta Asya’ya dayanıyor demişti. Ahmet amcam nerden çıkarıyorsun dediğinde burun yapından diye cevap vermiştir. O zaman ispat et deyince sizde “ıklo bıklo çaro çember misket ambar. Ambar luzo talı tuzo. Hapıl mappıl ye sel güç” diye bir tekerleme var mı? Diye sordu Ahmet amca şok oldu ve evet dedi. Sizin aslınız Türk’tür. Dedi. Iklo bıklo: Okla bekle. Çaro Çember: Dört çember yap. Misket amber: Misket ve Amber kokularını serp…. Şeklinde Türkçe açıklamasını yapmıştır. Bu size atalarınızın özünüzü kaybetmemeniz için bıraktıkları bir şifredir, demiştir. Örneğin; Gorki kelimesi Rusça’da acı Azerbaycan Türkçesinde mezar demek. Mardin Arapçasında da “Allah yırham gor (bay için) meytinik/(bayan için) meytinki denilmektedir.” Türkçesi Allah ölülerinize rahmet etsin şeklindedir. Bu kelimelerin Arapçada ne iş var? Atalarından kalma kelimeler olarak değerlendirilebilir.

Yaptığım araştırmada Mardin’in Midyat ve köylerinde bu tekerleme gerek Müslüman ve gerekse de Hristiyan (Süryani-Ortodoks) mezhebine bağlı köylerde de rastlanılmaktadır. Dolayısı ile Mardin Midyat ve köyleri nin bir kısmının kökeni  Güney Azerbaycan’dır denilebilir. Bu konuda Osmanlı arşivlerine baktığım kadarı ile tatmin edici bir bilgi bulamadım. Geniş anlamda tarihçiler bu konu hakkında elbette daha fazla bilgiye sahiptir.  Kaldı ki Muhacir kavaramı bölgenin yabancı olmadığı bir kavramdır.

Şu anda bahse konu insanlar zamanla asimile olmuş kendilerini Arap, Kürt veya Süryani olarak kabul etse de, atalarının  bıraktığı bu tekerleme Türklüklerinin ispatıdır denilebilir. Hatta Bunlara kayıp Türkler bile denebilir.

Mardin’de aslı Türk olup ta Araplaşmış ve Kürtleşmiş veya Süryanileşmiş (Hristiyan) Türklerin araştırılmaları için Yurtdışı Türkler ve Akraba Toplulukları Başkanlığı ile Artuklu Üniversitesi öğretim görevlilerine bir çalışma hazırlatılabilir. Konu hakkında çok şey yazıp  dağıtmak istemedim. Yoksa sayfalarca yazabilirim.

Takdirlerinize arz ederim.

Murat Süleyman ERDEM

Siyaset Bilimci

Yazarın Son Yazıları
28.09.2021 15:23:49
20.10.2019 15:21:32
28.07.2020 15:22:17
Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.

Copy Protected by Chetan's WP-Copyprotect.