Geleceğin Mesleği: Güncellenebilir olmak

Oksijen Gazetesi’nde Levent Ertem’in “Geleceğin mesleği belli: Güncellenebilir olmak” cümlesi, bugünün karmaşık dünyasında bir pusula gibi duruyor.

Yayınlama: 25.01.2026 12:11:33
32
A+
A-

Çünkü çocuklara artık “hangi mesleği seçmeliyim?” sorusuna tek bir cevap vermek neredeyse imkânsız. Daha doğrusu, yanlış bir soru bu. Doğru soru şu olmalı: Hangi mesleği yaparsan yap, nasıl ayakta kalırsın?

Cevap net: Güncellenebilir biri olarak.

Eskiden meslekler sabitti. Babadan oğula geçen zanaatlar, üniversitede öğrenilip emekliliğe kadar sürdürülen unvanlar vardı. Öğretmen öğretmendi, muhasebeci muhasebeciydi, gazeteci gazeteciydi. Bugün ise meslekler akışkan. Aynı kişi bir gün içerik üreticisi, ertesi gün veri yorumcusu, bir başka gün girişimci olabiliyor. Teknoloji, yapay zekâ, otomasyon ve küresel rekabet; meslekleri değil, insanları sınava sokuyor. Bu sınavda kazananlar, kendini güncelleyebilenler.

Çocuklara kariyer tavsiyesi verirken artık “doktor ol, mühendis ol” demek yetersiz. Elbette bu meslekler değerli; ama tek başına yeterli değil. Asıl tavsiye şu olmalı: Ne iş yaparsan yap, güncellenebilir biri ol. Yani öğrenmeyi hiç bırakmayan, değişime direnmeyen, merakını diri tutan biri.

Güncellenebilir olmak ne demek?

Bir yazılım dili öğrenmek mi? Evet, ama sadece o değil. Bir yabancı dil mi? Elbette, ama tek başına o da değil. Güncellenebilir olmak; “Ben oldum” dememek demektir. Bilginin hızla eskidiğini kabul etmek, “bunu bilmiyorum” demekten utanmamak ve yeni olana açık kalmaktır.

Bugün ilkokula başlayan bir çocuğun, mezun olduğunda yapacağı işin adı henüz icat edilmemiş olabilir. Bu korkutucu değil, aksine umut verici. Çünkü mesele mesleğin adı değil, çocuğun zihinsel esnekliği. Değişen şartlara uyum sağlayabilen, yeni araçları öğrenebilen, eleştirel düşünebilen çocuklar; hangi meslek çıkarsa çıksın yolunu bulur.

Anne babalara ve eğitimcilere de büyük iş düşüyor. Çocukları tek bir kalıba sokmak yerine, onlara öğrenmeyi sevdirmeliyiz. Notlardan önce merakı, ezberden önce sorgulamayı, yarıştan önce iş birliğini öğretmeliyiz. Bir çocuğun en büyük sermayesi diploması değil; öğrenme kasıdır.

“Güncellenebilir olmak” aynı zamanda insani bir meziyettir. Sadece teknolojiye ayak uydurmak değil; iletişimi, empatiyi, etik duruşu da güncellemek gerekir. Yapay zekâ çağında bizi insan yapan şeyler daha da kıymetli olacak. Dinleyebilmek, anlatabilmek, birlikte üretebilmek… Bunlar da güncellenmesi gereken beceriler.

Çocuklara şunu söyleyelim: “Hayat bir uygulama gibi. Güncellemezsen çalışmaz.”

Yeni bir bilgi geldiğinde korkma. Fikrini değiştirmek zayıflık değil, güçtür. Yanlış yaptığında utanma; öğren. Dünyayı takip et ama ona körü körüne kapılma. Kendini tanı, ama kendinle yetinme.

Belki de geleceğin en geçerli meslek tanımı şudur: Öğrenen insan. Ünvanı ne olursa olsun, öğrenmeye devam eden insan. Levent Ertem’in işaret ettiği gibi, gelecekte sorulacak soru “Ne iş yapıyorsun?” değil; “Kendini en son ne zaman güncelledin?” olacak.

Çocuklara verebileceğimiz en sahici kariyer tavsiyesi budur: Ne iş yaparsan yap, güncellenebilir biri ol. Gerisi zaten yolunu bulur.

Yazarın Son Yazıları
Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.