Sokakların Sessiz Hafızası

Kentler yalnızca asfalt, beton ve binalardan oluşmaz.

Yayınlama: 02.06.2026 12:49:14
48
A+
A-

Kentler, toplumsal hafızanın ve ortak kimliğin şekillendirdiği sürekli değişen yapılardır. Kamusal alanların ve sokakların isimleri ise bu ortak geçmişin sessiz ama güçlü taşıyıcılarıdır. Bu nedenle kamusal alanlara verilen her isim, sıradan bir idari işlem değil; topluma verilen bir mesajdır.

Batman’da sokak, cadde, kavşak, park ve meydan isimleri uzun zamandır tartışma konusu oluyor. Bu tartışmalar, kamusal bir alana yeni bir isim verildiğinde yeniden gündeme geliyor.

Aslında bu durum bize önemli bir gerçeği hatırlatıyor: İnsanlar, hafızalarının yok sayılmamasını istiyor.  Azınlık bir kesim için anlamlı olan bir isim, toplumun daha geniş kesimleri için dışlayıcı bir sembole dönüşebiliyor.  İşte tam da bu noktada, yerel yönetimlerin sorumluluğu daha da artıyor.

Batman’daki birçok sokak, bulvar ve cadde ismi halk tarafından kendiliğinden oluşmuştur. Birçok sokak ve cadde ismi, bir tabeladan değil; yaşanmışlıktan doğmuştur.  Buna en çarpıcı örnek, Batman merkezdeki Komando Caddesi’dir. Bu caddenin ismi herhangi bir resmî kararla değil, halkın kullanım diliyle kendiliğinden oluşmuştur.  Komando Caddesi’nin başına hangi isim yazılırsa yazılsın, bu durum halk için beklenen anlamı yaratmaz.  Çünkü isimler tabela ile değil, benimsenerek yaşar. Eğer bir hizmet tamamen kamu kaynağıyla yapılmışsa, bu hizmete verilecek isim de toplumun ortak vicdanını ve kapsayıcılığını gözetmelidir.

Kamu kaynaklarıyla yapılan işlerin, belirli kişi ya da gruplar üzerinden sembolleştirilmesi doğal olarak tartışma üretmektedir. Ancak kişilerin kendi imkanları, kendi sermayeleri ve hayır anlayışlarıyla bir okul, hastane ya da ibadethane inşa etmeleri farklı bir durumdur. Bu tür durumlarda ilgili kurumlar uygun görürse, yapıyı inşa eden kişinin adının verilmesi hem toplumsal bir vefa göstergesi hem de hayır kültürünü teşvik eden bir tutumdur.

Batman’daki Şevket Başak Camisi, Adile Kubba Taziye Evi ve birçok benzeri mekan, bu anlayışın şehirdeki somut ve kabul görmüş örneklerindendir. Zaman zaman, yeterince kapsamlı bir değerlendirme yapılmadan; saha çalışması ve toplumsal istişare olmadan cadde isimleri bir gecede değiştirilebilmektedir. Yeni bir tabela asılarak, sanki kentin hafızası da aynı hızla değişecekmiş gibi davranılmaktadır. Oysa herkes çok iyi bilmektedir ki, bir caddenin başındaki tabelayı değiştirmek, o caddenin adını gerçekte değiştirmez.

Kamusal alanlar, toplumun tüm kesimlerine ait ortak mekânlardır. Bu alanlarda tercih edilen isimlerin; halk tarafından genel kabul gören, birleştirici ve kapsayıcı nitelikte olması gerekir. Bazı figürlerin isimleri, iyi niyetle verilmiş olsa bile zamanla toplumsal gerginliklerin odağı hâline gelebilmektedir.

Şehirler, kutuplaşmanın değil; uzlaşının zeminidir. Buradaki çözüm, kişi isimlerini tamamen dışlamak yerine, toplumsal uzlaşı ve şeffaflık içinde değerlendirmektir. Yerel yönetimlerin; akademisyenlerin, sivil toplum temsilcilerinin, yerel tarihçilerin ve mahalle sakinlerinin dâhil olduğu çoğulcu komisyonlar aracılığıyla karar alması, hem meşruiyeti hem de toplumsal kabulü güçlendirecektir. Yerel yönetimlere düşen görev; kentin adını da, hafızasını da birlikte yazmaktır. Çünkü kamusal alanlar hepimizindir ve onların taşıdığı isimler, ortak vicdanımızı yansıtmalıdır.

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.

o sohbet org