Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
Bir şehri ayakta tutan yalnızca projeler, yatırımlar ya da görkemli açılış törenleri değildir.
Asıl belirleyici olan yönetim anlayışı, kurumların işleyişi ve o şehirdeki denetim mekanizmasının gücüdür. Batman genç nüfusuyla, üretim potansiyeliyle ve dinamizmiyle büyük bir enerji barındırıyor. Ancak yıllardır konuşulan bazı meseleler var ki artık geçici değil, kronik hale gelmiş durumda.
LİYAKAT YERİNE SADAKAT
Şehirde en çok tartışılan başlıkların başında liyakat geliyor. Ehliyet ve tecrübe yerine farklı dengelerin gözetildiği bir yapı, kurumların verimini düşürüyor. İş bilenlerin değil, koltuğunu koruyanların öne çıktığı bir düzen Batman’a zaman kaybettiriyor. Oysa bu şehirde yetişmiş, donanımlı, vizyon sahibi çok sayıda insan var ve sadece fırsat bekliyor. Liyakat zayıfladığında motivasyon düşer, üretkenlik azalır ve en önemlisi adalet duygusu yara alır.
ULAŞILAMAYAN KURUMLAR
Vatandaşın derdini anlatabileceği bir kapı bulamaması en büyük kırılma noktasıdır. Randevuların zor alındığı, telefonların çoğu zaman cevapsız kaldığı bir sistem güven üretmez. Kamu hizmeti erişilebilir olmalı kapalı kapılar ardında değil, halkın içinde yürümelidir. Devletin kapısı vatandaşa kapalıysa, orada mesafe büyür. Mesafe büyüdükçe güven azalır.
BASIN BU DENKLEMDE NEREDE?
Basın bir şehir için yalnızca haber üreten bir mecra değildir, aynı zamanda bir denetim gücüdür. Güçlü bir basın varsa güçlü bir kamuoyu vardır. Ancak son dönemde Batman’da basının etkisi de sorgulanır hale geldi. Eleştiren değil öven, sorgulayan değil methiyeler dizen bir tablo dikkat çekiyor. Basın toplantılarında yöneticilere yöneltilmesi gereken sorular yerine abartılı övgüler ve hatta şiirler duyuluyorsa, orada gazetecilik refleksi zayıflamış demektir.
Eleştiri yapan gazeteci sayısı neredeyse bir elin parmaklarını geçmiyor. Doğruyu söyleyen gazeteci neden sevilsin ki? Çünkü doğru bazen rahatsız eder. Ama gazetecinin görevi rahatlatmak değil, gerçeği ortaya koymaktır.
Biz gazeteciliği bugün öğrenmedik. Dün nasıl öğrendiysek, bugün de aynı çizgide sürdürüyoruz. Halktan yana, hakikatten yana… Doğruyu söylemekten çekinmeden… Yöneticiler, siyasiler bizi takdir etsin diye değil, halk bizi takdir etsin diye yazıyoruz. Çünkü gazetecinin asli görevi budur: Güce yakın olmak değil, halka yakın olmak.
Batman’ın gelişmesi için liyakat, şeffaflık ve hesap verebilirlik ne kadar önemliyse güçlü ve bağımsız bir basın da o kadar önemlidir.
Bir şehirde herkes susarsa sorunlar büyür. Ama birileri konuşursa, yazarsa, sorgularsa işte o zaman değişim başlar.