Dinleyen değil, dinleten birine dönüşmek!

Hayatın büyük bir kısmında fark etmeden aynı rolü oynuyoruz: dinleyen olmak.

Yayınlama: 19.05.2026 13:54:05
96
A+
A-

Çevremize baktığımızda sürekli birilerini dinliyoruz, birilerini okuyoruz, birilerinden fikir almaya çalışıyoruz. Bu aslında kötü bir şey değil. Aksine öğrenmenin başlangıcıdır. Ama mesele şu: Bu başlangıç noktası bir yaşam tarzına dönüşürse, insan kendini hep “takip eden” konumda bulur.

Oysa bir diğer ihtimal daha var. Dinleyen değil, dinleten olmak. Dinleten olmak derken kastettiğim şey kibir değil. Yani “ben her şeyi bilirim” demek değil. Tam tersine; birikimi olan, düşüncesi olan, sözü kıymet gören bir insan haline gelmek.

Peki bu nasıl olur?

Bir anda olmaz.

Sihirli bir formül yok.

Biraz emek gerekir. Biraz çaba gerekir. En çok da sabır gerekir.

Okumak gerekir. Sadece kitap değil; insanı, hayatı, olayları okumak gerekir. Gözlem yapmak gerekir. Aynı olayın farklı insanlarda nasıl farklı sonuçlar doğurduğunu fark etmek gerekir. Ve en önemlisi, her gün biraz daha kendini geliştirmek gerekir. Çünkü bilgi biriktikçe sadece ne söylediğin değil, nasıl söylediğin de değişir. Ve bir noktadan sonra insanlar seni dinlemeye başlar. Çünkü söylediklerin sadece fikir değil, deneyim olur.

İşte o zaman rol değişir. Artık sürekli dinleyen değil, dinlenen birine dönüşürsün. Ama bu dönüşüm, dışarıdan alkış bekleyerek değil, içeride sessizce çalışarak olur.

Bugün küçük bir adım atarsın. Yarın biraz daha fazlasını eklersin. Ve bir gün fark edersin ki, artık sadece başkalarını takip etmiyorsun; başkaları da seni takip ediyor.

İşte gerçek değişim tam olarak burada başlar.

Yazarın Son Yazıları
Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.