Batman’da tenis değil, “Kort Tenisi” oynanır(!)

Batman’da garip bir dil alışkanlığımız var.

Yayınlama: 16.12.2025 12:03:06
51
A+
A-

Dünyanın her yerinde adına kısaca “tenis” denilen spora, biz nedense ısrarla “kort tenisi” diyoruz. Sanki tenis kortsuz oynanabiliyormuş gibi…

Birine “tenis oynuyorum” deseniz, hemen şu soru gelir:

– Masa mı, kort mu?

Oysa mesele çok basit.

Tenis zaten kortta oynanır.

Masa tenisi ise adından da anlaşılacağı gibi masada.

Ama biz Batmanlılar olarak işi biraz daha resmîleştirmeyi seviyoruz. Belediyenin afişlerinde, Gençlik Spor’un duyurularında, kurs tabelalarında hep aynı ifade: Kort Tenisi Kursu. Zamanla bu ifade halkın zihnine kazınıyor, sonra da tek doğru buymuş gibi sahipleniliyor.

Aslında bu durum bilgisizlikten çok, sonradan öğrenilmiş bir “doğruyu fazla ciddiye alma” hâli. Spor kültürü doğal bir şekilde yayılmayınca, kavramlar da broşürlerden öğreniliyor. Broşür dili ise her zaman halk dili olmuyor.

Bir de işin “havalı konuşma” boyutu var.

“Tenis oynuyorum” demek sıradan, “Kort tenisi oynuyorum” demek daha profesyonel, daha elit gibi geliyor bazılarına. Sanki tenis değil de NASA’da eğitim alıyoruz.

Oysa dünyada kimse şunu demez:

– Ben kort futbolu oynuyorum.

– Ben salon basketbolu oynuyorum.

Ama biz teniste ısrarcıyız.

Bu küçük ama anlamlı örnek, aslında şehir olarak birçok şeyi nasıl öğrendiğimizi de gösteriyor. Kültür bizde çoğu zaman ya tabeladan ya afişten ya da yönetmelikten geliyor. Doğal akışla değil, resmî dille.

Belki mesele tenis değil.

Belki mesele, bir şeyi olduğu gibi değil, bize öğretildiği gibi kullanmamız.

Tenise tenis demekte bir sakınca yok.

Kort zaten orada.

Batman’da Otobüs – Dolmuş Yok, “Servis” Var

Batman’da kelimeler yerinde durmaz.

Bir bakarsınız tenis “kort tenisi” olmuş,

bir bakarsınız otobüs, minibüs, dolmuş… hepsi birden “servis” oluvermiş.

Sabah işe giden biri şöyle der:

– Servisle geldim.

Bir an durup düşünürsünüz…

Hangi servis?

Okul servisi mi?

Personel servisi mi?

Yoksa mahalle dolmuşu mu?

Meğer kastedilen şey gayet basit: Belediye otobüsü.

Ama adı yetmemiş olacak ki, başka bir kelimeyle değiştirmişiz.

“Servis” kelimesi aslında belli:

Bir kuruma, bir gruba, bir işe özel ulaşım aracı. Ama Batman’da servis; her yerde, her saatte, herkese açık. Yani servis ama özelleştirilmemiş, özel ama herkese. Bu da yine bizim şehirde sık gördüğümüz bir durumun yansıması: Resmi dili yanlış yere taşıma alışkanlığı.

Bir yerlerde tabelada “personel servisi” görmüşüz, bir yerlerde “servis güzergahı” duymuşuz, sonra otobüsle dolmuşu da aynı torbaya atmışız.

Belki de kelime daha “şehirli” geliyor. Otobüs demek sıradan, servis demek biraz daha düzenli, biraz daha kurumsal. Ya da bence daha çok toplu taşımayı kullanmak, utanılacak bir şeymiş gibi görülüyor. Her şeyde marka kıyafetler giymeye çalışarak Avrupai görünmeye çalışmak ama toplu taşımanın Avrupa’da medeniyet sayıldığı ritüeli küçümsemek!

Oysa kelimeler sadece süs değildir. Yanlış yerde kullanılan her kelime, zihnimizde de küçük bir karmaşa yaratır. Tenise tenis demekte bir sakınca yok. Otobüse otobüs, dolmuşa dolmuş demekte de yok. Ama biz Batman’da sade olanı sevmiyoruz galiba. Basiti karmaşıklaştırmayı, olanı olduğundan farklı söylemeyi seviyoruz.

Belki de bu yüzden şehirde her şey biraz “servis”, biraz “kort”, biraz tabeladan öğrenilmiş hayat.

Otobüs hâlâ otobüs.

Dolmuş hâlâ dolmuş.

Servis ise… servis.

Kelimeleri yerli yerine koymak da bir şehir kültürüdür.

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.