ÇİZGİ ROMANLAR, DERGİLER, NOSTALJİ

Bizim neslin ne bilgisayarı oldu, ne çok kanallı TV yayını ve nede Tiktokaplikaskyonu.

Yayınlama: 19.02.2026 11:29:03
Düzenleme: 19.02.2026 11:45
63
A+
A-

Hatırlarım da annem rahmetli teyzem Makbule’ye giderken çarşıdaki Gameda Bayisine uğramış ve bana ilk dergimi almıştı: Tercüman Çocuk Dergisi. O kadar sevinmiş ve heyecanlanmıştım ki okur hayatımın o gün başladığını çok sonradan anlamıştım. Sanırsam aylık bir yayındı ve ben bu dergide iki çizgi romanı çok beğenmiştim. Biri Tunga idi sanırım, ötekisi ise ilk insanların mücadelesini anlatan bir çizgi romandı. Bunun arkasından da mahallede çizgi roman serilerine sahip olan çocuklarla tanışacaktım.

12 Eylül darbesine yakın zamanlardı ve rahmetli babam Texas, Tommiks okuduğum için bana “bu çocuk Komunist olacak” diyor ve bende her çocuk gibi ders kitaplarının arasına koyar öyle okuyordum. Bu arada Komunist’in ne olduğunu 7-8 yaşlarındaki bir çocuk olan ben anlamamıştım. Kemal Sunal’ın filmindeki gibi “böyle puşt gibi, i…gibi bir şey” diye anlamıştım. Annem pek tabii ki Babama çıkıştı. Bırak okusun dedi. Benim bilmediğim ise meğer Annem’de çocukluk çağlarında okumuş bunları. Birgün bana Tom ile Suzi evlendi mi? diyince şaşırmış ve sen Tommiks okudun mu Anne demiştim. Meğer Annemde bunları okumuştu. Özellikle de Kinowa ismindekini.

Daha sonra bu iş evrilmiş ve kumara dönüşmüştü. Demir banknotları kitabın üstüne birkaç metreden tutturan kitabı kazanıyordu. Kimisi de parlak bir yüzey için cila veya sabun ile kitabın kapağını parlatıyordu.

Gameda bayisi onlarca farklı çizgi romana ev sahipliği yapıyordu. Çocukların saatlerce önünde hayaller kurduğu o çizgi romanların yanında gençlere yönelik aşk hikayelerinikonu edinen fotoğraf kareleri yani foto romanlarda vardı. Bu tarz hiç ilgimizi çekmezdi. Ünsal Emre ve dönemin birçok ünlüsünün fotoromanları özellikle genç kızların elinden düşmezdi.

Biz ise daha çok aşağıda yer alan çizgi romanları tercih ederdik:

-Texas (Çelik Bilek)  -Tommiks (Tom)       -Zagor (Baltalı İlah)  – Kızıl Maske (Fantom)

-Mister No                 – Kaptan Swing         – Zembla                    -TomBraks

-Flash Gordon          – Kinowa                    -Tenten                      -Asterix

-Zembla                     – Venüs                      – Yüzbaşı Volkan      -Tex,

Daha sonraları buna eklenecek olan Conan, RedSonya, Superman, Örünmcek Adam (bundan çokta emin değilim) ve benim pek hoşlanmadığın Tarkan ve Kara Murat dergileri.

Ayrıca karikatür dergileri de vardı.:Gırgır, Çarşaf, Fırt, Avni…vs. Ama açık-saçık kadın resimleri vekaraborsa, enflasyon, siyasi karakterlerin hicvedilmeleri…vs.  dönemin siyasi ruhuna uygun olarak yayınlanıyor olmaları, o zamanki  ben ve çağdaşlarımı pek ilgilendirmiyordu. Ayrıca Tarkan, Kara Murat ve karikatür dergilerindeki kadın erkek cinsel bağlamdaki kareler de ilgimizi çekmiyor ve bu dergilere bakarken büyüklerimize yakalanırsak korkusuyla hepten uzak duruyorduk. Alışılagelmiş Çizgi Dünyanın aksine Conan, RedSonya ile Venüs dönemin ruhuna aykırı bir cüretkarlık gösteriyor ve muhafazakar yapımızla uyuşmadığından listenin sonlarında yer alıyordu her ne kadar meraklanarak göz ucuyla baksak da.Vampirella tarzı dergiler ise ödümüz koptuğundan pek rağbet görmezdi çağdaşlarım tarafından.

Baştada ifade ettiğim çocuk dergilerine dönecek olursak:

Tercüman Çocuk harçlığım el verdiğince aldığım bir dergiydi.

Milliyet Çocuk pek sarmazdı ama hiç yoktan iyidir diye alınırdı.

İş Bankası dergisi ise bedavaydı. Bankaya gider, en masum ifademizle o dergiyi ve kumbarayı isterdik. Dergi alabilirsek kendimizi şanslı hissederdik. Eğer gri metalden yapılmış kumbarayı kapabildiysek dünyalar bizim olurdu. Bu dergide sanırım Yaşar Kemal’in veya başka bir yazarın kömür madeni ile ilgili bir çizgi roman şeklindeki eserini okumuştum.  

Çizgi romanlar, dergiler ve çok sonradan gazetelerin kimi zaman kuponla ve kimi zamanda sayfa sayfa verdiği o mürekkep kokan yayınları hayatımızın hiçbir döneminde olmadığımız kadar bizi mutlu etmişti.

Yıllar sonra İstiklal Caddesindeki o ünlü kitapçıda bu çizgi romanların yeni basımlarını görmüş ama yüksek fiyatından ötürü alamamıştım. Hâlbuki bizlere okuma (ve belki de yazma) ve düş kurabilme yeteneğini bu kitaplar sağlamıştı.

Resimli Küçük Hayat Ansiklopedisi idi sanırım. Hemen hemen tüm çocukluğumun ödevlerinde tek ciltlik ama oldukça kalın bu eserden faydalanmıştım. Durumu iyi olanların evlerinde ise Ana Britanica ve Meydan Larousse (Meydan Laruss) vardı her ne kadar okunmadıkları her hallerinden belli olsa da.

Ayrıca popüler kültür yayınlarından Ses ve Hey dergileri ile ilk gençlik yıllarıma ait “Hayatın ve Zamanın BİLİNMEYEN dünyası” dergisi ve başta Bruce Lee posterli Karate-Siyah Kuşak Dergileri sonrasında TÜBİTAK dergisi, imkânsızlıktan ötürü hiçbir zaman olmayacak kitaplığımda bisküvi kutularında yerlerini almışlardı.    

Bir döneme damgasını vurmuş olan Çizgi Romanlar, dergiler, popüler yayınlar hayal dünyamızın zenginleşmesine ve okuma alışkanlığı kazanmamıza yardım etmişlerdir. Geçmiş geçmişte kaldı. Bugünkü teknoloji ve görüntüdeki inanılmaz gerçeklik algısı önceki yüzyılın okuma ve eğlenme anlayışını kökünden değiştirdi. Geriye dönüş mümkün değil, gerekli de. Ancak beynin sinir hücreleri arasındaki bağlantı noktaları olan sinapslar okuma ve el becerileri ve de yabancı dil öğrenme faaliyetleri ile her yaşta ve çağda üretildiğinden bizim zamanımızın okuma faaliyetleri bu açıdan faydalıydı. Ancak sadece Tiktok ve benzeri görselleri izleyerek yeni beyin hücreleri üretilememektedir.

O yıllar bizim açımızdan güzeldi ve bir arkadaşımızın da belirttiği üzere; kişi için en güzel zamanlar dünyanın ağırlığının henüz omuzlarında taşınmadığı zamanlardır.

Yazarın Son Yazıları
02.04.2026 14:33:29
26.02.2026 13:20:13
09.02.2026 12:41:03
07.01.2026 12:58:32
Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.