Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
Financial Times yazarı Simon Kuper’in geçen günkü köşe yazısı şu sorunun cevabını arıyordu: “Dünya nüfusu yarıya inse hayat nasıl olur?” Bu soruyu gelin kendi ülkemiz ve şehrimiz için soralım: Türkiye’nin nüfusu yarıya düşse, Batman nasıl bir yer olur?
Daha Az İnsan, Daha Çok Fırsat mı?
Önce Türkiye’den başlayalım. Nüfus yarıya inse: İşçi bulmak zorlaşır. Maaşlar artabilir. Genç nüfus azalacağı için üretim modeli değişir. Kalabalık olmak her zaman güç demek değildir. Önemli olan nitelikli insan, üretim ve planlamadır. Eğer hazırlıklı olunursa, daha küçük ama daha güçlü bir ülke mümkün. Ama hazırlıksız yakalanırsak ekonomik daralma kaçınılmaz olur.
Peki Batman?
Batman genç nüfusuyla bilinen bir şehir ancak zaten yıllardır büyükşehirlere göç veriyoruz. Nüfus yarıya düşerse: Göç artabilir. Mahalleler yaşlanabilir. Esnaf müşteri bulmakta zorlanabilir. Okullar ve bazı bölümler kapanabilir. Şehir daha sessiz, daha sakin ama daha durağan olabilir.
Tersine Bir Senaryo Mümkün mü?
Evet. Eğer uzaktan çalışma yaygınlaşır, büyükşehirlerin hayat pahalılığı artarsa, İnsanlar daha sakin ve uygun maliyetli şehirleri tercih edebilir. Batman bu noktada avantajlı olabilir: Daha uygun kira fiyatları Daha az trafik Daha sade bir yaşam Yani küçülen nüfus bir kayıp değil, yeni bir başlangıç da olabilir.
Asıl Mesele Sayı Değil
Sorun nüfusun kaç kişi olduğu değil.
Sorun şu: Biz üretim yapabiliyor muyuz?
Gençlerimizi şehirde tutabiliyor muyuz?
Kültür ve sosyal hayatı canlı tutabiliyor muyuz?
Eğer şehir sadece kalabalıkla ayakta duruyorsa, nüfus azalması büyük bir darbe olur. Ama şehir değer üretiyorsa, daha az insanla da güçlü olabilir. Belki de artık “Kaç kişiyiz?” sorusunu bırakıp şunu sormalıyız: Nasıl bir Batman istiyoruz? Kalabalık ama sorunlu bir şehir mi, yoksa daha küçük ama planlı, üretken ve huzurlu bir şehir mi?
Karar, bugünden atacağımız adımla belli olacak gibi görünüyor.