Sivil inisiyatifler belediyenin yerini mi dolduruyor?

Bir toplumun sosyal kalitesi, en çok da yaş almış insanlarına sunduğu yaşam alanlarıyla ölçülür.

Yayınlama: 18.02.2026 12:14:58
Düzenleme: 18.02.2026 21:08
57
A+
A-

Çünkü emeklilik, yalnızca çalışma hayatının bitişi değil; insanın daha fazla sosyalleşmeye, paylaşmaya ve değer görmeye ihtiyaç duyduğu bir dönemdir.

Uzun zamandır yazılarımda belediyelerin emeklilere yönelik sosyal lokaller kurması gerektiğini dile getiriyorum. Çünkü mevcut ekonomik koşullarda emekli vatandaşlarımızın kafelerde, restoranlarda ya da ücretli sosyal alanlarda vakit geçirmesi neredeyse imkânsız hale geldi. Bir çay içmek bile hesap yapmayı gerektiriyor.

Bu nedenle batı şehirlerinde yaygın olan emekli lokalleri artık bir lüks değil, sosyal bir ihtiyaçtır. Ancak tüm bu çağrılara rağmen beklenen adımlar atılmadı.

Tam da bu noktada dikkat çekici bir gelişme yaşanıyor: Köy ve hemşehri dernekleri, adeta belediyelerin yapması gereken sosyal alanları kurmaya başladı. Özellikle Habizbinililer Derneği’nin oluşturduğu sosyal alan, bu köy soy ağacına bağlı insanların gün içinde buluşabildiği, sohbet edebildiği ve vakit geçirebildiği bir mekan haline gelmiş durumda.

Bu durum iki önemli gerçeği ortaya koyuyor.

Birincisi, toplum kendi ihtiyacını kendisi karşılamaya çalışıyor. İnsanlar yalnız kalmak istemiyor ve bir araya gelmenin yollarını arıyor.

İkincisi ise yerel yönetimlerin dolduramadığı sosyal boşluğu sivil inisiyatifler doldurmaya başlıyor.

Derneklerin kurduğu bu alanlar elbette çok kıymetli. Fakat sosyal yaşam alanları yalnızca hemşehri dayanışmasına bırakılmamalı. Çünkü şehirde yaşayan her emeklinin böyle bir imkâna erişme hakkı var. Herkes bir derneğe bağlı olmayabilir. Batmandaki Emekliler Derneğini de anlamış değilim, emeklilere ait lokal yapılması konusunda ne kadar çaba gösteriyor o da bir soru işareti.

Belediyelerin görevi yalnızca yol yapmak, park düzenlemek değil; aynı zamanda insanların sosyal yaşamını güçlendirecek ortamlar oluşturmaktır. Emekliler için kurulacak uygun fiyatlı, temiz ve güvenli lokaller; yalnızlığı azaltır, sosyal bağları güçlendirir ve şehir yaşamını daha yaşanabilir hale getirir.

Bugün dernekler bu açığı kapatmaya çalışıyor olabilir. Ama yarın belediyelerin bu sorumluluğu sahiplenmesi gerekir. Çünkü emekliler, hayatlarını bu şehirler için çalışarak geçirdiler. Şimdi ise şehirlerin onlara bir nefes alanı sunma zamanı.

Belki de artık soruyu şöyle sormalıyız:

Emekliler şehirde gerçekten yaşıyor mu, yoksa sadece geçinmeye mi çalışıyor?

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.