Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
Batman uzun yıllardır aynı siyasi alışkanlıkların içinde sıkışıp kalmış bir şehir görüntüsü veriyor.
Siyaset sahnesine baktığımızda çoğu zaman benzer profiller, benzer yöntemler ve benzer söylemlerle karşılaşıyoruz. Maddi imkanları oldukça güçlü olan bazı isimlerin siyaseti adeta bir “itibar alanı” gibi görerek sürekli sahnede kalma çabası ise artık toplumda ciddi bir yorgunluk oluşturmuş durumda.
Eskiden siyasetçinin halkla bağ kurmasının en görünür yolu taziye ziyaretleri, düğünlere katılmak, esnafla tokalaşmak gibi geleneksel temaslardı. Elbette bunlar toplumun kültürel dokusunun bir parçasıdır ve önemlidir. Ancak bugün geldiğimiz noktada bu ziyaretlerin tek başına siyaset üretmek için yeterli olduğu düşüncesi artık toplumda karşılık bulmuyor. İnsanlar artık yalnızca görünen değil, aynı zamanda düşünen ve çözüm üreten siyasetçiler görmek istiyor.
Yeni yüzyılın siyaset anlayışı farklı bir profil gerektiriyor. Halkın nabzını tutabilen, veriyi okuyabilen, şehirlerin gerçek ihtiyaçlarını analiz edebilen ve bunlara somut çözümler sunabilen bir siyaset anlayışı… Artık seçmen, sadece el sıkışan değil; aynı zamanda proje geliştiren, vizyon ortaya koyan ve şehrin geleceğine dair güçlü bir yol haritası sunabilen siyasetçileri görmek istiyor.
Bugün Batman’ın karşı karşıya olduğu birçok mesele var: şehirleşme, istihdam, gençlerin geleceğe dair umutları, ulaşım sorunları, kültürel ve turistik potansiyelin yeterince değerlendirilememesi… Bu sorunlar taziye çadırlarında ya da düğün salonlarında çözülebilecek meseleler değil. Bu sorunlar ciddi bir planlama, güçlü bir vizyon ve sürekli çalışan bir siyaset anlayışı gerektiriyor.
Ne yazık ki yıllardır “sırça saraylarda” siyaset yapma alışkanlığı da bu şehirde kendini gösteriyor. Halktan uzak, günlük hayatın gerçeklerinden kopuk ve çoğu zaman sadece seçim dönemlerinde görünür hale gelen bir siyaset tarzı artık sürdürülebilir değil. İnsanlar artık kendileriyle aynı hayatı hissedebilen, sokakta yürüyen, şehrin sorunlarını gerçekten yaşayan siyasetçiler görmek istiyor.
Bu noktada Batman için belki de en önemli ihtiyaç, yeni yüzlerin ve yeni siyasi karakterlerin ortaya çıkmasıdır. Ancak yeni yüzlerin ortaya çıkabilmesi için de toplumun bu isimleri tanıyabileceği, kendilerini ifade edebilecekleri bir zeminin oluşması gerekiyor. Siyasetin sadece belirli çevrelerin ve belirli ekonomik güçlerin tekelinde olduğu bir ortamda yeni isimlerin ortaya çıkması kolay değildir.
Oysa şehirlerin gelişimi çoğu zaman yeni fikirlerle, yeni bakış açılarıyla ve farklı cesaretlerle mümkün olur. Gençlerin, akademisyenlerin, girişimcilerin, sivil toplum temsilcilerinin ve sahayı gerçekten bilen insanların siyasete daha fazla dahil olması, Batman’ın geleceği için büyük bir kazanım olabilir.
Artık mesele sadece siyaset yapmak değil; şehir yönetme vizyonu ortaya koymaktır. Batman’ın geleceği için konuşacak, planlayacak ve üretecek bir siyaset anlayışına ihtiyaç var. Halkın derdiyle gerçekten dertlenen, eleştiriden korkmayan ve çözüm üretmek için çalışan bir siyaset kültürü…
Belki de bugün sormamız gereken en önemli soru şudur:
Batman’da siyaset, alışkanlıkların gölgesinde mi kalacak; yoksa yeni bir anlayışla gerçekten değişecek mi?
Çünkü şehirler bazen yollarla, binalarla ya da yatırımlarla değil; cesur fikirlerle ve yeni siyaset anlayışlarıyla büyür.