Batman Barosu panelleri

Batman’da hafta sonunda düzenlenen barış süreci sempozyumu yalnızca bir etkinlik değil, bu coğrafyanın hafızasına, acılarına ve geleceğe dair umutlarına sahip çıkan ciddi bir irade beyanı olarak görülmelidir.

Yayınlama: 27.04.2026 12:42:28
59
A+
A-

Batman Barosu, Türkiye’nin en zor ve en hassas meselelerinden biri hakkında konuşmayı tercih ederek, sessiz kalmanın kolaycılığına sığınmamış, sorumluluk almayı seçmiştir. Böylesi dönemlerde kurumların gerçek ağırlığı, protokol salonlarında değil, toplumsal meseleler karşısında gösterdikleri cesarette anlaşılır. Batman Barosu da bunu yapmıştır.

Batman gibi uzun yıllar çatışmanın, göçün, ekonomik zorlukların ve toplumsal gerilimlerin yükünü taşımış bir şehirde barış sürecini konuşmak sıradan bir tercih değildir. Bu şehir, sadece haber bültenlerinde adı geçen bir yer değil Türkiye’nin ortak hikayesinin en ağır sayfalarından bazılarını yaşamış bir kenttir. Dolayısıyla burada yapılan her barış çağrısı, başka şehirlerde söylenen sözlerden daha fazla anlam taşır. Çünkü burada konuşanlar teoriyi değil, hayatın içinden gelen gerçeği dile getirir.

Sempozyumun gerçekleşmesi bile başlı başına takdire değerdir. Farklı görüşlerin aynı masa etrafında buluşabilmesi, kutuplaşmanın normalleştiği bir dönemde kıymetli bir demokratik refleks olmuştur. Bugün Türkiye’nin en büyük ihtiyacı, bağıranların değil konuşabilenlerin çoğalmasıdır. Batman Barosu, tam da bunu yaparak hukuk kurumlarının sadece dava takip eden yapılar olmadığını, toplumsal barışa da katkı sunabileceklerini göstermiştir.

Ancak böylesine anlamlı bir organizasyona davet edilip son anda çeşitli mazeretlerle katılımdan vazgeçen isimlerin tavrı da ayrıca not edilmelidir. Cengiz Çandar ve Oğuz Kaan Salıcı gibi kamuoyunda tanınan isimlerin, Batman halkının gösterdiği ilgiye ve organizasyonun taşıdığı değere rağmen son anda geri adım atmaları, basit bir program değişikliği olarak geçiştirilemez. Çünkü mesele yalnızca bir konuşmaya katılmak değildir mesele, Türkiye’nin merkezden uzak görülen şehirlerine verilen değerin samimiyet testidir.

Ne yazık ki Ankara’da, İstanbul’da, İzmir’de rahatlıkla gidilen toplantılar söz konusu olduğunda takvimler uygun hale gelirken, sıra Batman’a geldiğinde mazeretlerin çoğalması bu ülkede hala süren merkez-çevre bakışını akla getiriyor. Oysa Batman, nezaket gösterilecek bir misafir şehir değil; saygı duyulması gereken asli bir memlekettir. Buradaki insanlara verilen sözlerin tutulması, davetlere gereken önemin verilmesi gerekir.

Elbette herkesin beklenmedik engelleri olabilir. Ancak kamuoyunda yer edinmiş kişilerin, özellikle toplumsal barış gibi hassas bir davet aldıkları organizasyonlara karşı daha özenli davranmaları beklenir. Çünkü bazen bir salona gitmemek, yalnızca bir programa katılmamak değildir; oraya emek veren insanları, yol gözleyen katılımcıları ve o şehrin iradesini görmezden gelmektir.

Sonuç olarak bu sempozyum, katılmayanlardan çok gerçekleştirenleri hatırlatacaktır. Batman Barosu, ciddiyetini ve vizyonunu ortaya koymuştur. Bazı isimler gelmemiş olabilir ama Batman’ın sözü eksilmemiştir. Hatta belki de bu durum bir kez daha göstermiştir ki, bu ülkenin gerçek değişimi bazen büyük şehirlerin ışıklı salonlarından değil, Anadolu’nun vakar sahibi şehirlerinden yükselir.

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.