Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
Hafta sonu Ankara’da, üyesi bulunduğum Küresel Gazeteciler Konseyi’nin istişare toplantısına katıldım. Türkiye’nin 44 ilinden gelen temsilci gazetecilerle birlikte mesleğimizin mevcut durumunu ve geleceğini kapsamlı şekilde değerlendirme imkanı bulduk.
Toplantıya, Mersin İl Temsilcisi değerli meslektaşım Abdullah Biçer ile birlikte katılım sağladık.
Şunu açıkça ifade etmek gerekir ki gazetecilik mesleği son yılların en ciddi kırılma dönemlerinden birini yaşıyor. İtibar kaybı, ekonomik daralma ve mesleki sınırların belirsizleşmesi artık görmezden gelinecek bir noktada değil.
Toplantının en net ve ortak sonucu ise şuydu: Gazeteciliğin yeniden ayağa kalkmasının yolu Meslek Birliği Yasası’ndan geçiyor.
KGK Genel Başkanı Mehmet Ali Dim’in de ifade ettiği gibi, yerel medya bu yapının temel taşıdır. Yerel medya güçlü değilse, ulusal medya da güçlü olamaz. Ancak sahadan gelen veriler, yerel medyanın ciddi bir mücadele verdiğini açıkça ortaya koyuyor.
Toplantının en verimli bölümlerinden biri açık kürsüydü. İl temsilcileri tek tek söz alarak yaşadıkları sorunları doğrudan dile getirdi. Bu bölüm, aslında Türkiye genelinde medyanın fotoğrafını çekmemizi sağladı.
Özellikle birçok ilden ortaklaşa dile getirilen en önemli sorunların başında resmi ilan gelirlerindeki ciddi düşüş geldi. Hem rakamsal hem de oransal olarak yaşanan bu daralma, yerel gazetelerin ayakta kalmasını her geçen gün daha da zorlaştırıyor.
Bazı illerden verilen örnekler ise durumun vahametini gözler önüne serdi.
Bir ilde onlarca gazete ve yüzlerce internet sitesi olmasına rağmen etkin bir denetimin olmaması, mesleğin kalitesini doğrudan etkiliyor. Başka bir ilde ilanların keyfi şekilde dağıtıldığı, hatta süresi geçtikten sonra yayımlandığı ifade edildi. Yine bazı temsilciler, “Bir iş yeri açmak için bile ciddi prosedürler gerekirken, internet haber sitesi açmanın neredeyse hiçbir kritere bağlı olmaması”na dikkat çekti.
Öte yandan olumlu örnekler de paylaşıldı. Bazı illerde yerel yöneticilerin basına destek olması, gazetecilerin işini kolaylaştıran uygulamalar umut verici bulundu. Ancak bu iyi örneklerin genelleşmediği de bir gerçek.
Toplantıda ayrıca basın kartı sahiplerine yeşil pasaport verilmesi yönündeki talepler de gündeme geldi. Bu talep, mesleğin uluslararası boyutunu güçlendirmek açısından önemli bir adım olarak değerlendirildi.
Tüm bu tablo, aslında tek bir ihtiyacı net şekilde ortaya koydu:
Gazeteciliğin kurumsal bir yapıya kavuşması artık bir tercih değil, zorunluluktur.
Nitekim toplantının en somut çıktılarından biri de bu yönde atılan önemli bir adım oldu.
KGK Gazetecilik Meslek Birliği Yasası Çalışma Komisyonu kuruldu.
Genel Başkanımız Mehmet Ali Dim’in önerisi ve il temsilcilerimizin takdiriyle, Denizli İl Temsilcisi Bülent Öztürk başkanlığında oluşturulan bu komisyon, Gazetecilik Meslek Birliği Yasa Taslağı’nı hazırlamak üzere çalışmalarına başladı.
Bu gelişmeyi son derece kıymetli ve umut verici buluyorum. Çünkü artık sadece sorunları konuşan değil, çözüm üreten bir irade ortaya konulmuştur.
Benim kanaatim net ve değişmez: Meslek Birliği Yasası çıkmadan bu sorunların kalıcı şekilde çözülmesi mümkün değildir.
Bu yasa ile birlikte:
– Meslek tanımı netleşecek
– Yetkin olmayan kişiler sistem dışında kalacak
– Denetim mekanizması güçlenecek
– Gazetecilik yeniden saygınlık kazanacak.
Unutmamak gerekir ki gazetecilik, herkesin yapabileceği bir iş değildir. Bizler anayasal olarak toplumun haber alma hakkını sağlamakla yükümlü kişileriz. Bu sorumluluk, mesleğimizi korumayı da zorunlu kılıyor.

Ankara’daki toplantı bir gerçeği bir kez daha ortaya koydu.
Farklı şehirlerden gelen gazeteciler, farklı sorunlar dile getirse de çözüm noktasında aynı fikirde birleşiyor.
Son olarak, böylesine kapsamlı ve yol gösterici bir organizasyonu hayata geçiren KGK Genel Başkanımız Mehmet Ali Dim’e teşekkür ediyorum. Bu tür adımlar, mesleğimizin geleceği adına umutları diri tutmaktadır.
Aklın yolu bir…
Gazeteciliğin kurtuluşu Meslek Birliği Yasası’ndan geçiyor.
