Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
Artan hayat pahalılığı ve derinleşen ekonomik kriz, Kurban Bayramı öncesi vatandaşın sevincini gölgelerken; birçok aile bayramlık, şeker ve kurban masrafı arasında tercih yapmak zorunda kalıyor.
Eskiden bayram denildiğinde insanların içine tarifsiz bir sevinç dolardı. Çocuklar günler öncesinden bayramlık heyecanı yaşar, evlerde tatlı telaşı başlar, akrabalar arasındaki ziyaret planları yapılırdı. Bayram sabahları yalnızca dini bir vecibe değil, aynı zamanda paylaşmanın, dayanışmanın ve birlik olmanın en güzel örneğiydi.
Bugün ise toplumun büyük bir kısmı bayrama buruk giriyor.
Eskiden geçim sıkıntısı yaşayan küçük bir kesim vardı. Ancak özellikle son 5-6 yılda derinleşen ekonomik kriz, artık toplumun geniş kesimlerini etkiler hale geldi. İnsanlar bırakın yardım etmeyi, artık yardım almaya muhtaç duruma düşmüş durumda. Eskiden ihtiyaç sahiplerine destek veren birçok aile bugün kendi mutfağını nasıl dolduracağını düşünüyor.
Kurban Bayramı yaklaşırken vatandaşın en büyük gündemi ibadet değil, maliyet hesabı oldu. Küçükbaş hayvan fiyatları 14 bin liradan başlayıp 20 bin liraya kadar çıkıyor. Büyükbaş hayvan fiyatları ise 150 bin liradan başlayarak yarım milyona kadar dayanmış durumda. İnsanlar dini görevlerini yerine getirmek istiyor ama ekonomik şartlar buna izin vermiyor. Bu yüzden birçok vatandaş çareyi yurt dışı kurban hisselerine yönelmekte buluyor. 5 bin liralık hisse bedelleri bile artık insanlar için “uygun seçenek” haline geldi.
Ekonomik kriz sadece sofraları değil, insanların sosyal hayatını da etkiliyor.
Eskiden bayramlarda evler dolup taşardı. Şimdi insanlar misafir ağırlamaktan çekinir hale geldi. Çünkü bir kilo şeker almak bile hesap işi olmuş durumda. Vatandaş evine şeker mi alsın, çocuklarına kıyafet mi alsın, mutfak masrafını mı karşılasın? İnsanlar artık en temel ihtiyaçlar arasında tercih yapmak zorunda bırakılıyor.
Bir baba düşünün…
Çocuğuna bayramlık kıyafet alamıyor. Evine bayram şekeri götüremiyor. Çocuklarının gözünün içine bakıp mahcup oluyor. İşte bugün bu durumda olan insanların sayısı her geçen gün artıyor.
Çarşıya, pazara baktığınızda kalabalık görüyorsunuz ama o kalabalığın içinde alışveriş yapan çok az insan var. Vatandaş vitrinin önünde durup fiyat soruyor, sonra sessizce yoluna devam ediyor. Esnaf ise gün boyu dükkan açıyor ama çoğu zaman siftah yapmadan kepenk kapatıyor. İnsanlar artık ihtiyaçlarını değil, sadece mecburiyetlerini almaya çalışıyor.
Bayramların ruhu paylaşmak, dayanışmak ve birlikte mutlu olmaktı. Ancak ekonomik şartlar insanları giderek yalnızlaştırıyor. Akraba ziyaretleri azalıyor, sofralar küçülüyor, çocukların bayram heyecanı eski coşkusunu kaybediyor.
Yine de bütün bu zorluklara rağmen umut etmekten başka çaremiz yok. Çünkü bayramlar sadece maddi imkanlarla değil birlik, merhamet ve dayanışmayla da güzelleşir.
Temennimiz insanların yeniden bayram sevincini yaşayabildiği, çocukların bayramlık heyecanı duyduğu, sofraların bereketle dolduğu günlerin geri gelmesidir.
Bu vesileyle tüm vatandaşlarımızın Kurban Bayramı’nı şimdiden kutluyor, sağlık, huzur ve bereket dolu bayramlar diliyorum.