İNSANIN KENDİ CUMHURİYETİ

Yayınlama: 28.10.2026 14:52:59
16
A+
A-

İnsan, bir ömür boyunca kendisine ait sandığı bir hayatı yaşar. Kendi düşünceleriyle karar verdiğine, hayatının yönünü kendisinin belirlediğine inanır. Sonra bir gün, küçücük bir olayın karşısında içinde henüz tanışmadığı bir hâliyle karşılaşır. Söylenen bir sözle öfkelenir, bir bakışla incinir, takdir edildiğinde değerli hisseder. Kendisini tanıdığını düşündüğü yerde, keşfedilmeyi bekleyen nice yönü olduğunu görür.

Bir başkasının sözü içimizde bu kadar büyük bir hüküm oluşturabiliyorsa, hayatımızın yönetiminde gerçekten kim söz sahibidir?

Cumhuriyet, egemenliğin millete ait olduğunun ilanıdır. Bir milletin kendi geleceğine sahip çıkma iradesinin tarihe yazıldığı büyük bir dönüm noktasıdır.

Bu büyük dönüşüm, insanın kendi içindeki egemenlik meselesini de düşünmeye davet ediyor.Çocukluğunda duyduğu bir söz, bugün kendisini nasıl değerlendirdiğinin ölçüsü olabilir. Geçmişte yaşadığı bir kırgınlık, yıllar sonra kurduğu bir ilişkide karşısına çıkabilir.

İnsan kendi hayatının hükümdarı olduğunu sanırken, geçmişte verdiği bir hükmün tebaası olarak yaşayabilir.

Bu fark edişle birlikte düşüncelerine başka bir yerden bakmaya başlar. Öfkesinin ardındaki beklentiyi, kırgınlığının içindeki karşılık bulma isteğini görür. Haklı olduğu bir tartışmada bile hakikati mi, yoksa kendi hükmünü mü koruduğunu araştırır.

İçimizdeki eski hükümdarı tanıdığımızda, onun tahtına kimi oturtacağız? Kendi yaşamının sorumluluğunu üstlenen insan büyük bir özgürlük kazanır. Ancak bütün kararlarını kendi istekleri etrafında kurduğunda, bu kez benliğini yeni bir hükümdara dönüştürebilir.

İşte burada insan, tahtın sahibinden önce tahtın kendisini sorgulamaya başlar. Yaşamının, kendisinden çok daha geniş bir bütünün içinde gerçekleştiğini görür.

Konuştuğumuz dil, öğrendiğimiz bilgiler, hayatımızı kolaylaştıran sayısız imkân başka insanların katkısıyla oluşur. Birinin söylediği tek cümle bize yeni bir anlayış kazandırırken, bizim sözümüz de başka birinin hayatına dokunabilir.

İnsan, kendisini tanımak için içine döndüğünde, orada bütün insanlığın izleriyle karşılaşır.

Bu idrakle sevginin anlamı da genişler. Karşımızdaki insanın kendi beklentilerimize uygun davranmasını istemekle, onun varlığına ve seçimlerine gönlümüzde yer açmak arasındaki farkı görürüz. Birinin sevincine katıldığımızda, onun mutluluğu bizim yaşamımızda da karşılık bulur.

Kendi tahtını arayan insan, sonunda kendisine ait sandığı ülkenin bütün yaşamla aynı toprağı paylaştığını keşfeder.

Cumhuriyet, her yurttaşın hakkının, özgürlüğünün ve insanlık onurunun gözetildiği ortak bir yaşamda değerini bulur. İnsanın iç dünyasında yaşadığı dönüşüm de bu anlayışa ışık tutar.

Bu köşede sizlerle ilk kez buluşurken niyetim, hayatın bize sunduğu olayları birlikte okumak, kendi varlığımızı ve birbirimizle olan bağımızı araştırmak.

Bir milletin Cumhuriyeti, kendi geleceğini belirleme iradesinin eseridir. İnsanın kendi cumhuriyeti ise o iradeyi bütünün iyiliğine yöneltebildiği yerde anlamını bulur.

Cumhuriyetimizin 103. yılı kutlu olsun. Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, bağımsızlığımızın bütün kahramanlarını saygı ve minnetle anıyorum.

Derya Pampar

[email protected]

İnstagram: @katre.icre.derya

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.