Az konuşmak

Yayınlama: 10.11.2022 14:56:29
Düzenleme: 10.11.2022 14:57:58
165
A+
A-
Mehmet Sabaz biyografi:

Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla.

Dil büyük nimettir. İyi ve kötü işteki rolü, iyiliği de kötülüğü de büyüktür. Cennete de cehenneme de götürür. Dil ya hak konuşur, ya batıl, diğer uzuvların sahası dardır. Kulak sadece işitir, göz sadece görür, dilin sahası geniştir. Hayır ve şer için geniş alana sahiptir. Cenabı Allah şöyle buyuruyor; “İnsan hiçbir söz söylemez ki onun yanında yaptıklarını gözetleyen (ve kaydeden) hazır bir melek bulunmasın. (Kaf, 45/18) Kendi ağzımızdan çıkan kelimelere çok dikkat edelim. Dil hakkında efendimiz şöyle buyuruyor; “Allah’ın zikri dışında kelamı çok yapmayın (yani çok konuşmayın) zira, Allah’ın zikri dışında çok kelam, kalbe kasvet (katılık) verir. Şunu bilin ki, insanların Allah’a en uzak olanı kalbi katı olanlardır.”

Rabbim bizleri diline sahip çıkanlardan eylesin. Gerçekten atalarımız ne güzel demişler; “Sana senden olur, her ne olursa, başın selamet bulur dilin durursa az konuşmak” (yani sükut) Üzerinde tasavvuf erbapları çok duruyorlar ve tasavvuf kitaplarında şöyle geçiyor diyor ki, “Müridin şanından biri de zaruret veya şer’i bir hacet ya da boş konuşmayı engellemek durumu olmadıkça konuşmamaktır. Zira az konuşmayı, riyazetin (yani nefsin isteklerini kırma) rükünlerinden biri olarak nitelendirmişlerdir.” Hatta tasavvuf erbabından Bişr b. Haris şöyle derdi: “Konuşmak hoşuna gittiğinde sus. Susmak hoşuna gidince konuş. Çünkü kelamda nefsin bir payı ve kendini methetme özelliği vardır.” Ebu Bekir Sıddık, (r.a) az konuşmak için çoğu kez ağzına küçük bir taş koyardı. Boş konuşmaya niyet ettiği an taş sayesinde kendini toparlardı. Denildi ki: “Hz. Ebu Bekir kaç sene ağzına taş koymuştur.”

Hazreti Ömer anlatıyor: “Bir gün Hazreti Ebubekir’i gördüm. Elini diline atmış, çekiştiriyordu. Sonra şöyle dedi: Beni sıkıntıya sokan şu dilimdir işte.” Bu nedenle dilimize hâkim ve sahip olmalıyız. Efendimiz şöyle buyurmuştur: “Bedendeki bütün uzuvlar, organlar, dilin sivri ve ölçüsüz konuşmasında şikâyet ederler.” (Muvatta, Beyhaki) Nahiv, kitabı olan Şerhül Müğnide geçiyor. Arapça nahiv ilmini okuyan bilir. Arap şair şiirinde şöyle der; İnsanın okun darbesiyle aldığı yara iyileşebilir, şifa bulur ama ağızdan çıkan yara (yani konuşma) onunla iyileşemezsin, ona çare bulamasın. Bir kere televizyonda bir aile psikolojisi dinledim. Diyordu ki; bayanların en az günde yedi bin kelime konuşmaları gerekir.  Onlara çok iyi gelir. Erkeklerin bin kelime konuşmaları kafidir.

Dua da buluşmak dileğiyle, Allah’a emanet olun. Hakka namzet ol.

 

Yazarın Son Yazıları
Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.