Tilkiyi mi, Aslanı mı?

Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla…

Yayınlama: 02.07.2026 19:22:44
10
A+
A-
Mehmet Sabaz biyografi:

Bir adam ormanda dolaşırken çalıların arasında dört ayağı da sakat bir tilki görür. Kendi kendine, “Bu hayvan bu hâliyle nasıl hayatta kalabiliyor?” diye düşünür ve merakla onu izlemeye başlar.

Bir süre sonra çalıların arasından ağzında bir tavukla heybetli bir aslan çıkar. Aslan, avladığı tavuğun yarısını tilkiye bırakır, kalanını da kendisi yer ve oradan uzaklaşır.

Bu manzara karşısında adam büyük bir hayret yaşar.

“Demek ki Allah, kullarını ve bütün canlıları rızıklarıyla birlikte yaratıyor.” diye düşünür.

Bunun üzerine kendisini tamamen tevekküle bırakmaya karar verir. Gidip bir ağacın altına oturur ve beklemeye başlar.

Bir gün geçer…

İki gün geçer…

Üç gün geçer…

Ne gelen vardır ne de giden.

Açlıktan bitkin düşen adam, ellerini semaya açarak dua eder:

“Allah’ım! Sana güvenip bekledim. Ama açlıktan ölmek üzereyim.”

Tam o sırada gönlüne şu ilham gelir:

“Neden sakat tilkiyi örnek aldın da güçlü ve cömert aslanı örnek almadın?”

İşte asıl mesaj da burada gizlidir.

Hayatta sadece almak isteyen değil, verebilen insan olabilmek önemlidir. Bekleyen değil, paylaşan; sürekli yardım bekleyen değil, yardım eden olabilmektir.

Merhametiyle, şefkatiyle, emeğiyle ve fedakârlığıyla insanların hayatına dokunanlar, aslanın izinden gidenlerdir.

Bu yüzden zaman zaman kendimize şu soruyu sormalıyız:

Hayatta kimi örnek alıyorum?

Tilkiyi mi, aslanı mı?

Unutmayalım; en hayırlı yol, güçlü olduğu hâlde paylaşabilen, elindekini ihtiyaç sahipleriyle bölüşebilen ve merhameti önceleyen “aslan” olabilmektir.

Rabbim bizleri alan değil veren, bekleyen değil gayret eden, merhameti ve şefkati hayatının merkezine koyan kullarından eylesin.

Kalın sağlıcakla…

Allah’a emanet olun.

Yazarın Son Yazıları
25.06.2026 13:19:16
11.06.2026 12:27:02
23.04.2026 12:19:13
16.04.2026 10:44:54
Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.