Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
İslam’da sadaka; yalnızca maddi yardım değil, aynı zamanda Allah’a bağlılığın, paylaşmanın ve kulluk şuurunun en önemli göstergelerinden biridir.
“Sadaka” kavramı; farz olan zekâtı, zenginler için vacip olan sadaka-i fıtrı ve nafile infakı içine alan geniş bir anlam taşır. Müminin sadakası, imanındaki samimiyetin de bir delilidir.
Şurası unutulmamalıdır ki, sadakayı ihmal eden kimse dünya hırsı ve tamahı içerisinde huzurunu kaybedebilir. Buna karşılık sadakaya devam eden kimsenin malına bereket gelir; az malı çok iş görür, gönlü huzur bulur.
Malının zekâtını vermeyen kimsenin malını Allah Teâlâ korumaz. Sadaka vermeyen kişi gerçek anlamda afiyet üzere yaşayamaz.
Peygamber Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) sadakanın faziletini birçok hadis-i şerifte şöyle bildirmiştir:
“Sadaka vermekte acele ediniz. Çünkü bela sadakayı geçemez.” (Beyhakî)
“İyilik ömrü artırır, sadaka günahları giderir ve kötü ölümden korur.” (Taberânî)
“Suyun ateşi söndürdüğü gibi sadaka da günahları yok eder.” (Tirmizî)
“Bir hurma bile olsa sadaka veriniz.”
“Sadaka, şer kapılarından yetmiş kapıyı kapatır.”
“Hastalarınızı sadaka ile tedavi ediniz. Sadaka her hastalığı ve belayı defeder.” (Beyhakî)
Hazret-i Lokman Hakîm de oğluna şu nasihatte bulunmuştur:
“Günah işlediğin zaman hemen ardından sadaka ver ve tövbe et.”
Sadaka, sadece ihtiyaç sahibinin ihtiyacını gidermekle kalmaz; veren kişiye de bereket, huzur ve ilahi yardım kapılarını açar. Nitekim hadis-i şerifte:
“Gizli ve açık çok sadaka verin ki rızkınız bollaşsın, yardıma mazhar olasınız ve duanız kabul edilsin.” (İbn Mâce)
buyurulmaktadır.
Büyük âlim ve veli İmam-ı Rabbânî Hazretleri ise farz ibadetlerin önemini şu sözlerle hatırlatmaktadır:
“Farz ibadetin yanında nafile ibadetin kıymeti, deniz yanında damla bile değildir. Şeytan, müminleri aldatarak farzları küçük gösterip nafileyi teşvik eder. Zekât verdirmeyip nafile sadakayı güzel gösterir. Hâlbuki bir altın zekât vermek, yüz bin altın sadaka vermekten daha sevaptır.”
Bu sebeple önce farz olan zekât eksiksiz yerine getirilmeli, ardından imkân ölçüsünde sadaka ve infakla ihtiyaç sahiplerinin gönlüne dokunulmalıdır. Çünkü sadaka; bereketin, rahmetin, huzurun ve ilahi yardımın en güzel vesilelerinden biridir.