Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
Üniversiteyi kazanmak yetmiyor, barınmayı da kazanmak gerekiyor! Milyonlarca gencin geleceğini belirleyecek üniversite tercihleri başladı.
Kılavuzlar inceleniyor, puanlar hesaplanıyor, hayaller kuruluyor. Ancak bugün Türkiye’de üniversiteyi kazanmak, ne yazık ki tek başına bir başarı anlamına gelmiyor. Asıl zorlu sınav, kayıt yaptırdıktan sonra başlıyor: “Nerede kalacağım?”
Öğrenciler ve aileleri, tercih edecekleri bölümden önce yurt arıyor, kiralık ev araştırıyor, emlak ilanlarını takip ediyor. Birçok aile için çocuğunu üniversiteye göndermenin maliyeti artık eğitim masraflarını çoktan aşmış durumda. Fahiş kiralar, yetersiz yurt kapasitesi ve artan yaşam giderleri, yükseköğretimi ekonomik gücü olanların daha rahat ulaşabildiği bir noktaya sürüklüyor.
Her yıl aynı manzarayı görüyoruz. Tercih dönemi geliyor, barınma krizi konuşuluyor. Üniversiteler açılıyor, öğrenciler sokakta kalıyor, yurt kuyrukları uzuyor, kira fiyatları daha da yükseliyor. Sonra gündem değişiyor ve sorun bir sonraki tercih dönemine erteleniyor. Oysa bu, geçici değil; yıllardır çözülemeyen yapısal bir problemdir.
Eğitim hakkı, yalnızca üniversite kapısından içeri girebilmek değildir. Öğrencinin güvenli, sağlıklı ve ulaşılabilir bir ortamda yaşayabilmesi de bu hakkın ayrılmaz bir parçasıdır. Barınma sorununu çözemeyen bir sistem, fırsat eşitliğinden de söz edemez.
Artık pansuman tedbirlerle vakit kaybetme lüksü yok. Merkezi yönetim, yerel yönetimler, üniversiteler ve ilgili tüm kurumlar ortak bir irade ortaya koyarak uzun vadeli bir barınma politikası geliştirmelidir. Yeni yurt yatırımları hızlandırılmalı, öğrencileri koruyacak kira düzenlemeleri hayata geçirilmeli ve üniversite şehirlerinde planlı konut üretimi teşvik edilmelidir.
Unutulmamalıdır ki bir ülkenin geleceğine yapılan en büyük yatırım, gençlerine yapılan yatırımdır. Gençler eğitim almak için şehir şehir dolaşırken, devletin ve toplumun görevi onların başlarını sokabilecek güvenli bir çatı sağlamaktır.
Üniversite tercihleri bir umut yolculuğu olmalıdır; aileler için ekonomik bir kâbusa, öğrenciler için ise barınma mücadelesine dönüşmemelidir. Aynı sorunları her yıl konuşmak yerine, artık kalıcı çözümleri hayata geçirmenin zamanı çoktan gelmiştir.