İHLAS VE SAMİMİYET

Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla…

Yayınlama: 11.06.2026 12:27:02
Düzenleme: 11.06.2026 12:42
17
A+
A-
Mehmet Sabaz biyografi:

İhlas; yapılan amellerin her türlü riya, gösteriş ve menfaat hesabından arındırılarak kalbin yalnızca Allah’ın rızasına bağlanmasıdır. Kulluğun içerisine dünyevi ya da uhrevi herhangi bir çıkar beklentisi karıştırmamaktır. İhlas, kalbi masivadan temizleyip sadece Allah’a yöneltmek, O’nu görüyormuşçasına ibadet etmektir.

İbadetlerde Allah’ın rızasından başka bir amaç gözetmek, amelin özüne gizli bir şirk bulaştırmaktır. Peygamber Efendimiz (s.a.s.) bu hassas noktaya dikkat çekerek şöyle buyurmuştur:

“Ümmetim hakkında en çok korktuğum şey, Allah’a ortak koşmalarıdır. Biliniz ki onlar güneşe, aya veya puta tapacaklar demiyorum. Fakat birtakım ibadetleri Allah’tan başkası için yapacaklardır.”

Bu durum, tasavvuf ehlinin ifade ettiği şekliyle “gizli şirk”tir. Rabbimiz bizleri bundan muhafaza eylesin.

Bir kimsenin namazını insanların takdirini kazanmak amacıyla özenle kılması riyadır. Mutasavvıflardan Süfyan es-Sevrî, riyaya düşme endişesiyle mescitte namaz kılarken hemen namazını tamamlayıp oradan ayrılmıştır. Bunun sebebi sorulduğunda ise şöyle demiştir: “Namazda kalbime, insanların ne güzel namaz kıldığımı gördüğü düşüncesi geldi. O an namazım Allah için olmaktan çıkıp insanlar için olmaya yöneldi. Ben de amelimdeki ihlası korumak için orayı terk ettim.”

Tasavvuf büyüklerinden Cüneyd-i Bağdadî ise ihlası şöyle tarif eder: “İhlas, hangi iş olursa olsun yalnızca Allah’ın rızasını gözetmektir.”

Bu tanım, kişisel çıkarlarla gölgelenen amellerin ihlastan uzak kalacağını açıkça ortaya koymaktadır. Nitekim Peygamber Efendimiz (s.a.s.) de şöyle buyurmuştur: “Allah, ancak samimiyetle ve sırf kendi rızası gözetilerek yapılan ameli kabul eder.”

Mutasavvıflar da ihlası, “amelde dünyevi veya uhrevi hiçbir karşılık beklememek” şeklinde tanımlamışlardır. Çünkü gerçek kulluk, yapılan ibadeti bir karşılık beklentisiyle değil, Allah’a duyulan sevgi, teslimiyet ve bağlılıkla yerine getirmektir.

Peygamber Efendimiz (s.a.s.) namazlarının ardından şu duayı yaparak ihlas ve teslimiyetin en güzel örneğini ortaya koymuştur: “Allah’ım! Ey Rabbimiz ve her şeyin Rabbi! Beni ve ailemi dünya ve ahirette her an sana ihlasla bağlı kıl. Ey celâl ve ikram sahibi!”

Bugün en çok ihtiyaç duyduğumuz şeylerden biri, amellerimizi ihlasla süsleyebilmektir. Çünkü ihlas, az ameli değerli kılar; riyasız bir kalp ise kulu Rabbine yaklaştırır. Rabbimiz bizleri sözünde, özünde ve amellerinde samimi kullarından eylesin.

Amin.

Yazarın Son Yazıları
23.04.2026 12:19:13
16.04.2026 10:44:54
09.04.2026 14:15:25
Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.