Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
Cumartesi günü LGS tamamlandı. Önümüzdeki hafta ise binlerce gencin uzun zamandır hazırlandığı YKS var.
Bu günlerde evlerde benzer cümleler duyuluyor: “Ya yapamazsam?”, “Ya istediğim puanı alamazsam?”, “Ya emeklerim boşa gittiyse?”
Bir klinik psikolog olarak şunu söylemek isterim: Sınav kaygısı aslında başarısızlık korkusundan çok daha derin bir yerden beslenir. Çoğu genç, sınavı değil; sevdiklerini hayal kırıklığına uğratmayı, yetersiz görünmeyi, kıyaslanmayı ve kabul görmemeyi kaygıyla bekler.
Oysa insanın değeri, aldığı puanla ölçülemez.
Yıllardır farklı yaş gruplarından danışanlarla çalışıyorum. Hayatın içinde çok başarılı görünen ama kendini değersiz hisseden insanlarla da karşılaşıyorum; akademik olarak istediği sonucu alamamış ama mutlu, üretken ve anlamlı bir yaşam kurmuş insanlarla da…
Bu nedenle gençlere söylemek istediğim ilk şey şu: Bir sınav sizin bilginizi ölçebilir; ama cesaretinizi, vicdanınızı, merhametinizi, karakterinizi ve hayata bırakacağınız izi ölçemez.
Ailelere de küçük bir hatırlatma yapmak isterim.
Bugün çocuğunuzun en çok ihtiyaç duyduğu şey eleştiri değil, güvende hissetmektir. Çünkü kaygı altındaki bir genç, önce anlaşılmak ister. “Neden daha fazla çalışmadın?” sorusundan önce “Bu süreçte neler hissettin?” sorusuna ihtiyaç duyar.
Bazen anne babalar iyi niyetle motivasyon vermeye çalışırken farkında olmadan baskıyı artırabiliyorlar. Oysa bir gencin zihninde çoğu zaman zaten yeterince baskı vardır. Dışarıdan eklenen her baskı, performansı yükseltmek yerine düşürebilir.
Psikolojide bildiğimiz önemli bir gerçek vardır: İnsanlar en iyi performanslarını korktuklarında değil, kendilerini güvende hissettiklerinde gösterirler.
Sevgili gençler…
Belki sınavdan çıktığınızda bazı soruları yanlış yaptığınızı fark edeceksiniz. Belki beklediğiniz gibi geçmeyecek. Belki de çok iyi geçtiğini düşüneceksiniz. Şunu unutmayın: Sınav bittiğinde değişmeyen bir şey var; o da sizin insan olarak değeriniz.
Hayat bazen istediğimiz kapıyı açar, bazen de bizi hiç planlamadığımız başka kapılara yönlendirir. Geriye dönüp baktığımda birçok insanın hayatındaki en büyük fırsatların, o gün “başarısızlık” sandıkları deneyimlerin ardından geldiğini görüyorum.
Bu nedenle bugün kendinize biraz şefkat gösterin.
Birkaç netin, birkaç puanın ya da birkaç sıralamanın omuzlarınıza yüklediği ağırlığı bir süreliğine bırakın.
Çünkü siz bir sonuç belgesi değilsiniz.
Siz; hayalleri, duyguları, yetenekleri, güçlü ve kırılgan yanları olan bir insansınız.
Ve hiçbir sınav, bir insanın gerçek değerini ölçebilecek kadar büyük değildir.