Bir öğretmenin en büyük mutluluğu

Bazı insanlar vardır; görev yaptıkları yerde yalnızca işlerini yapmakla kalmaz, geride unutulmayacak izler bırakırlar. Aradan yıllar geçse de yaptıkları hizmetler, gösterdikleri özveri ve kurdukları dostluklar hafızalardaki yerini korur.

Yayınlama: 21.10.2026 13:01:37
13
A+
A-

Sabri Ahıska, 1969 yılında Siirt’te Toprak-Su teşkilatında Ziraat Mühendisi olarak göreve başlamış, 1976’da başmühendis olmuş ve 1980’e kadar bu görevini sürdürmüştü. Siirt, Batman ve Şırnak’ın tek vilayet olduğu o dönemde neredeyse bütün köyleri dolaşmış; köylünün sorunlarını yerinde görerek çözüm üretmeye çalışmıştı. Köyümüzde açılan sulama kanalları, tarım arazilerindeki taşların temizlenmesi ve kullanılmayan toprakların üretime kazandırılması, bu hizmetlerden yalnızca birkaçıdır.

Özellikle Beşiri ilçesine bağlı Değirmen Üstü ve Kesiktaş mevkilerindeki yabani menengiç ağaçlarının aşılanarak fıstık bahçelerine dönüştürülmesi, bölge tarımı açısından önemli bir adımdı. Bu çalışma, köylüler için zamanla önemli bir gelir kaynağı oluştururken Beşiri’de fıstık yetiştiriciliğinin gelişmesine ve yaygınlaşmasına da katkı sağladı.

Bu hizmetleri, dönemin kırsal kalkınma anlayışı ve Gümülcine göçmeni Ziraat Yüksek Mühendisi Sabri Ahıska’nın köylüye hizmet aşkıyla birlikte değerlendirdiğimizde, yapılan çalışmaların bölge halkının yaşamına ve üretimine ne denli önemli katkılar sağladığını daha iyi anlıyoruz.

Bülent Ecevit’in 1978-1979 yıllarındaki başbakanlığı döneminde uygulanan Köylüye Ulaşım Projesi (KUP) ve Köylüye İş Projesi (KİP), özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da köylere ulaşımı kolaylaştırmayı, altyapıyı geliştirmeyi, yerel kaynakları değerlendirmeyi ve kırsal kesimde istihdam yaratmayı amaçlayan girişimlerdi. KUP, köy yollarının yapımına ve ulaşımın iyileştirilmesine odaklanırken KİP, köylünün emeğini üretime ve altyapı çalışmalarına yönlendirmeyi hedefliyordu. Bu projelerin temelinde, köylünün yaşadığı yerde üretime katılması, toprağın daha verimli kullanılması ve kırsal kalkınmanın desteklenmesi düşüncesi vardı.

Sabri Ahıska’nın Siirt ve çevresinde yürüttüğü çalışmalar, tarımsal üretimin geliştirilmesi ve köylünün geçim kaynaklarının güçlendirilmesi bakımından hafızalarda yer eden hizmetlerdendir. Onun yaptığı çalışmaları hatırlarken yalnızca ortaya konulan projeleri değil, bu hizmetlerin köylünün hayatında meydana getirdiği değişimi de unutmamak gerekir.

Sabri Bey’in eşi Reyhan Ülkü Ahıska Hanımefendi de o yıllarda Siirt’te genç bir öğretmen olarak görev yapıyordu. Öğretmenlik mesleğine duyduğu bağlılık, öğrencilerine verdiği değer ve insan hayatına dokunma çabası, yıllar sonra bile anlattığı hatıralarda bütün canlılığıyla kendini gösteriyor. Kendisi aynı zamanda kitapları yayımlanmış bir yazar ve yağlı boya tablolar yapan bir sanatçıdır.

Merhum babama duydukları sevgi ve saygı, bu dostluğa ayrı bir anlam katıyor. Böylesi kadim dostlukları yaşatmak ve vefa geleneğini sürdürmek, geçmişe ve hatıralara karşı bir sorumluluktur.

Reyhan Ülkü Ahıska Hanımefendi’nin öğretmenlik yıllarında yaşadığı bir hatıra ise mesleğin gerçek değerini ve bir öğretmenin hayatında yaşayabileceği en büyük mutluluğu çok güzel anlatıyor.

BİR ÖĞRETMENİN EN BÜYÜK MUTLULUĞU

Reyhan Ülkü Ahıska’nın kaleminden

Üniversiteyi bitirdikten sonra Türkçe öğretmeni olarak Hatay’ın Dörtyol ilçesine atandım. Mesleğimi çok seviyor, öğrencilerime faydalı olabilmek için elimden geleni yapıyordum. O yıllarda imkânlarım oldukça sınırlıydı. Yaşlı bir hanımın yanında, mutfağı bulunmayan sade bir odada kalıyordum. Tuvalet ise yolun karşı tarafındaydı. Ancak bütün bu zorluklara rağmen aklımda yalnızca öğrencilerim ve öğretmenlik görevim vardı.

Okuldaki ilk günümde öğrencilerimin yoksulluğunu yakından gördüm. Çocukların birçoğunun ihtiyaçları karşılanamıyor, okula gelirken bile çeşitli güçlükler yaşıyorlardı. Onların durumunu gördükçe daha fazla şey yapmam gerektiğini düşünüyordum.

Okulumuzda resim öğretmeni olmadığı için gönüllü olarak resim dersleri vermeye başladım. Öğrencilerime yağlı boya ve sulu boya çalışmalarını öğretiyor, kumaşlar üzerine resimler yapmalarını sağlıyordum. Çocukların yeteneklerini keşfetmeleri ve ortaya bir eser koymanın mutluluğunu yaşamaları beni çok sevindiriyordu.

Yıl sonunda yaptığımız resimleri sergilemeye karar verdim. Askerî garnizonun salonunda bir sergi açtık. Amacım, tabloları açık artırmayla satarak elde edeceğimiz parayla yoksul öğrencilerimizin ihtiyaçlarını karşılamaktı.

Ancak serginin ilk saatlerinde kimse resimleri satın almaya yanaşmadı. Çocukların emeğinin ve bu serginin ne kadar önemli olduğunu düşünerek mikrofonu elime aldım. İnsanlara öğrencilerimin yaşadığı zorlukları, bu resimlerin onlar için ne ifade ettiğini ve elde edilecek gelirin nasıl kullanılacağını anlattım.

Konuşmamın ardından tablolar satılmaya başladı. Sergiden elde edilen gelirle tam 140 öğrencimizin ihtiyaçlarına katkıda bulunduk. Amacımız, çocuklarımızın okula giderken soğuktan ve yağmurdan korunmalarına, eğitimlerini daha iyi şartlarda sürdürebilmelerine yardımcı olmaktı.

Yıllar geçti. Bir gün Ankara’da Hacettepe Hastanesindeydim. Karşıma beyaz önlüklü genç bir doktor çıktı. Bana kendisinin eski öğrencim olduğunu söyledi. Yoksul hastalara özel bir ilgi gösterdiğini, imkânı olmayanları ücretsiz tedavi ettiğini anlattı. Bunları yaparken benim kendisine verdiğim eğitimden ve insanlara yaklaşımımdan etkilendiğini söyledi.

O an yaşadığım duyguyu anlatmam çok zor. Yıllar önce bir öğretmen olarak bir öğrencinin hayatına dokunmaya çalışmıştım. Aradan geçen onca zamandan sonra o öğrencinin insanlara şifa dağıtan bir doktor olarak karşıma çıkması benim için tarifsiz bir mutluluktu.

Hayatım boyunca pek çok güzel an yaşadım. Ancak bir öğrencimin yıllar sonra karşıma çıkıp yaptıklarımı unutmamış olduğunu ve bunların hayatına yön verdiğini söylemesi kadar beni mutlu eden başka bir olay hatırlamıyorum.

Bir öğretmenin en büyük mutluluğu, öğrencilerinin iyi insanlar olarak yetiştiğini görmek ve verdiği emeğin yıllar sonra başka hayatlarda iyiliğe dönüştüğüne tanıklık etmektir.

Reyhan Ülkü Ahıska

Yazarın Son Yazıları
Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.