BATMAN PETROLSPOR KAZANDI… PEKİ YA TOPLUM NE KAYBEDİYOR?

Batman Petrolspor’un 1. Lig’e yükselmesi, bu şehrin uzun yıllardır hasret kaldığı bir gururu yeniden yaşattı.

Yayınlama: 13.05.2026 11:47:46
276
A+
A-
Uzaklardan Farklı Bir Bakış, Birkaç Görüş…

Sezon boyunca yaşanan istikrarlı çıkışla gelen başarı yalnızca sportif bir sonuç değil, aynı zamanda Batman halkının aidiyet duygusunu yeniden canlandıran önemli bir gelişmeydi.

Bir Batmanlı olarak ben de bu başarıyla gurur duydum.

Çünkü yıllardır ülke gündeminde çoğu zaman olumsuz haberlerle anılan bir şehrin futboluyla, taraftarıyla, mücadelesiyle konuşulması kıymetlidir. Yerel ve ulusal basında Batman Petrolspor’un başarısının geniş yer bulması, insanların bu şehre olan merakını artırmış, Batman’ın adını farklı bir çerçevede duyurmuştur. Bu durumun kültürel ve ekonomik anlamda şehre katkı sağlayabilecek bir kapı araladığı açıktır.

Elbette böylesi bir başarı sonrası yöneticilerin takıma sahip çıkması da doğaldır. Nitekim maçın ardından Sayın Vali’nin soyunma odasına giderek futbolcuları ve teknik heyeti tebrik etmesi basında geniş yer buldu. Ardından futbolculara şampiyonluk hediyesi olarak telefon verileceği açıklandı.

Fakat tam da burada kamu adına sorulması gereken meşru bir soru var:

Bu telefonlar hangi bütçeyle alınacak?

Sayın Vali kendi imkanlarıyla mı karşılayacak, yoksa bu harcama kamu kaynaklarından mı yapılacak?

Bu soru art niyetli değildir. Tam aksine, şeffaf yönetim anlayışının doğal bir gereğidir. Çünkü kamunun parasının nasıl harcandığını sormak vatandaşlık hakkıdır. Şeffaf belediyecilik ve şeffaf yönetim, tam da bu tür soruların net biçimde cevaplanmasıyla anlam kazanır.

Ancak mesele yalnızca bununla da sınırlı değil.

Şampiyonluk kutlamaları kapsamında düzenlenen konser programı da günlerdir şehirde konuşuluyor. Alanın tıklım tıklım dolduğu, kadın – erkek binlerce insanın katıldığı görüntüler sosyal medyada büyük yankı uyandırdı. Fakat kimsenin yüksek sesle konuşmak istemediği başka bir mesele daha var:

Bugün gençliğe sunulan eğlence anlayışı gerçekten bu mu?

Milyonların harcandığı, küfürün sıradanlaştığı, taşkınlığın “normal” kabul edildiği, denetimsiz kalabalıkların övüldüğü organizasyonlar mı bir toplumun kültürel hedefi hâline getiriliyor? Üstelik belkide canlarını hiçe sayarak bina iskeletlerine, sokak lambalarına, yaklaşık 3 4 metre uzunluğundaki direklere tırmanan gençleri hepimiz izlemişizdir. Bir toplumun gençliği sadece tüketmeye, bağırmaya ve sürüklenmeye alıştırılırsa geriye hangi değer kalır?

Bugün birçok aile çocuklarını korumaya çalışıyor. Temiz bir çevre, güvenli bir sosyal alan, ahlaki sınırları korunmuş bir kültürel atmosfer istiyor. Fakat ne yazık ki onların sesi çoğu zaman kalabalık organizasyonların gürültüsü altında kayboluyor.

Toplumun değerleri aşındıkça buna itiraz eden insanlar da “abartılı”, “geri kafalı” ya da “eğlence düşmanı” gibi gösteriliyor. Oysa mesele eğlenceye karşı olmak değil; bu tarz etkinliklerle nasıl bir toplum inşa edilmeye çalışılıyor, bunu sorgulamaktır.

Çünkü bir şehri ayakta tutan şey yalnızca konserler, ışıklar ve kalabalıklar değildir.

Asıl mesele; o şehrin vicdanıdır.

Ahlak zayıfladığında, ortak değerler aşındığında ve gençlik yalnızca popüler kültürün yön verdiği bir zemine bırakıldığında; çöküş bir anda değil, yavaş yavaş başlar. Bugün küçük bir detay gibi görülen birçok yozlaşma, yarının büyük toplumsal krizlerinin temelini oluşturur.

Batman Petrolspor’un başarısı elbette kutlanmalıdır. Bu şehir başarıya, morale ve birlik duygusuna muhtaçtır. Ancak kutlamaların biçimi de en az başarının kendisi kadar önemlidir.

Çünkü burada mesele sadece bir takımın hangi lige çıktığı değildir.

Asıl mesele, bir toplumun hangi yöne doğru götürüldüğüdür.

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 1 Yorum
  1. Cuma Basalak dedi ki:

    Çok güzel bir yazı tebrikler