Nehcül Enam’dan Geçenler – 17

Tasavvuf ve Ahlak

Yayınlama: 20.08.2026 13:19:23
11
A+
A-
Mehmet Sabaz biyografi:

Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla…

İnsan, kendisini büyük görmeye ne kadar da meyillidir. Oysa dönüp yaratılışına baktığında, ne kadar aciz olduğunu hatırlaması gerekir. Yok olup gitmiş bir sudan yaratılan insanın kibirlenmesi, kendisini diğer insanlardan üstün görmesi ne büyük bir yanılgıdır.

İnsan, nefsini yücelttikçe değil, onu terbiye ettikçe Allah katında değer kazanır. Nefsini yok sayıp Rabbine yönelenin makamı yükselir.

Ebû Yezid Bestâmî Hazretleri buyuruyor ki: “Dedim ki: Ya Rabbi, sana nasıl ulaşılır? Allah buyurdu ki: Nefsini terk et ve gel.”

İnsan; şehvetin, arzuların ve nefsin peşinden gitmekten vazgeçtiği ölçüde Rabbine yaklaşır. Çünkü nefis, çoğu zaman insana güzel görüneni değil, kolay olanı; doğru olanı değil, hoşuna gideni tercih ettirmek ister.

Bu nedenle insan, nefsini her zaman sorgulamalıdır.

Nefisle istişare edilmez, nefse muhalefet edilir.

Çünkü nefis, insanı kötülüğe sürüklemek için fırsat kollar. Hatta bazen ibadetlerimizde bile bize tuzak kurabilir. Bizi önemli olmayan işlerle meşgul ederek farz olan görevlerimizi unutturmaya çalışabilir. Bir ibadeti yaparken diğer bir sorumluluğumuzu ihmal ettirebilir.

Bu yüzden insan her an uyanık olmalı, nefsin oyunlarına karşı dikkatli davranmalıdır.

Kalbine bir iyilik düşüncesi düştüğünde ise fazla beklemeden harekete geçmelidir. Çünkü iyiliği ertelemek, çoğu zaman o güzel düşüncenin kaybolmasına neden olur.

Ancak kalbine kötülük düştüğünde durmalı ve kendisini sorgulamalıdır.

Kötülükten uzak durmak, nefse karşı verilen en büyük mücadelelerden biridir.

Nefs-i emmâreye uyup onun her isteğine teslim olmak, insanı farkında olmadan yanlışlara sürükleyebilir. Bunun için nefsimize ölümü hatırlatmalıyız.

Kendimize şöyle demeliyiz: “Ölüm var… Hem de ne zaman geleceği belli değil. Bir anda, hiç beklemediğin bir vakitte kapını çalabilir.”

İşte bu düşünce, insanı kendine getirir. Dünyanın geçici zevklerine aşırı bağlanmaktan, mala ve makama hırsla sarılmaktan uzaklaştırır.

Azla yetinmeyi bilen, gözünü başkasının malına dikmeyen, elindekinin kıymetini bilen insan; nefsini terbiye etme yolunda önemli bir adım atmış olur.

Unutmamalıyız ki insanın en büyük mücadelesi çoğu zaman dışarıdaki düşmanlarla değil, kendi içindeki nefisledir.

Nefsini yenebilen, aslında en büyük zaferi kazanmıştır.

Rabbim, bizleri nefsinin esiri olanlardan değil; nefsini terbiye ederek O’nun rızasına yürüyen kullarından eylesin. Âmin.

Yazarın Son Yazıları
30.07.2026 11:52:00
16.07.2026 13:21:04
02.07.2026 19:22:44
25.06.2026 13:19:16
11.06.2026 12:27:02
Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.

o sohbet org