KAHVE DÜNYASI – 3

Yayınlama: 25.10.2022 17:07:32
62
A+
A-

 

Kahvenin 1615 yılında Venedik’e  gelmesiyle birlikte, pek çok din adamı bu içeceği kınayarak, kahveye “şeytanın acı buluşu” adını verirler. Bu içecekle ilgili kendilerince olumsuz gelişen bu durumu Papa’ya şikayet ederler. Papa VIII. Clement’enin hoşuna gitmez ve bu olaya  müdahale etmeden önce, içeceği önce kendisi tatmak ister. Böylece tattığı bu içeceği beğenmesi sonucunda kahve Papa’nın onayını da alır.

Ünü hızla yayılan kahve İngiltere, Avusturya, Fransa, Almanya ve Hollanda’nın büyük şehirlerinde, sosyal aktivitelerde yerini alır.

Günümüze baktığımızda pek çok büyük firmalar kahve sayesinde ticaretteki yerini aldı. İstanbul gibi metropol şehirlerin hemen hemen bir çok ilçesinde,  kahve ile ilgili bir firmaya ya da kahve ile ilgi kafelere rastlamak mümkün.

İnsanların bilinçli bir şekildeki kahve tüketimi, beraberinde büyük talep alan kahve üretimini sağladı. Kimi ülkeler bu konuda başarılı iken bazı ülkelerde bu konuda başarısız oldu.

Araplar kahve ekimi ve ticareti konusunda bayağı iyi duruma geldiler. Bundan dolayı da Arabistan dışında kahve yetiştirmek iyi bir  rekabet isterdi. Kendilerince oluşturdukları kahve üreticiliği ve kahve ticaretindeki  başarı gösterdikleri sırayı, kimseye kaptırma niyetinde değillerdi. Çünkü Araplar kahve yetiştiriciliğinde ağır çalışmalar yapmaktaydı.

Hollandalılar 17. yüzyılın ikinci yarısında kahve fidanını elde etmeyi başardılar. Hindistan’da ise ilk kahve fidanı yetiştirme girişimi başarısız olur. Yine başarılı olan ülkeler arasında Endonezya kahve yetiştirmede başarı sırasına girer.

Kahvenin hem tadı hem de insana verdiği keyif bakımından, toplumdaki güncelliğini korumuş ve kültürümüzde, güncel içecek haline gelmiştir.

Özellikle de gidilen misafirliklerde ya da evimize gelen misafirlere kahve ikram etmenin farklı bir ayrıcalığı vardır.

Geleneksel hale gelen kahve ikram şekilleri bulunmaktadır. Bunlardan birisi de kız istemelerde kahvenin içine şeker yerine baharat ya da tuz gibi katkılar konması ve bu kahvenin dama da verilmesi, espiriye neden olmuş ve evliliğe adım atan gençlerin evlendikten sonra bu durumu çocuklarına yıllarca birer anı olarak dilden dile anlatmalarına olanak sağlamıştır.

Yüzyıllardan beri içilen kahve, günümüze gelene kadar edebiyatımızda da yerini almıştır.
Dostluğu arkadaşlığı pekiştirmek ve ileriye götürmek için insanların toplumumuzda birbirlerine sıkça söyledikleri  ” Bir kahvenin kırk yıl hatırı vardır” atasözü bu söylemlerimizden biridir ve edebiyatımızda halen güncelliğini korumaktadır.

Böylece yazımın sonuna gelmiş bulunmaktayım bir dahaki köşe yazımda görüşmek dileğiyle hoşçakalın.

Yazarın Son Yazıları
11.10.2022 15:17:00
17.10.2022 14:19:00
Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.